Beden Sağlığı İlham Kütüphanesi İyi Beslenme

10 Günlük Bir Detoks, Hayatımı Nasıl Değiştirdi?

cleansing

Michael, yaşam kalitesini kötü beslenme, alkol ve hareketsizlikle düşüren yüzlerce insandan sadece biriydi. Obezite ve sayısız hastalık onu pençesine almıştı. Bir gün hayatını değiştirme kararı aldı ve mucizeler birbiri ardına gerçekleşti. Michael’in hikayesini kendi ağzından dinliyoruz.

Bir İskoç Alkoliğin Dönüşümü : 10 günlük bir detoks, hayatımı nasıl değiştirdi…

“Merhaba, ben Michael. Aslına bakarsanız hayatım boyunca tipik bir İskoç erkeğiydim. Alkol ve kırmızı et aşığı, egzersiz düşmanı… Bir zaman sonra obez oldum, hastalandım ve neredeyse yarı ölü bir insan haline geldim. Bu yazıda Türkiye’deki 10 günlük bir detoks programıyla hayatımı nasıl geri kazandığımı samimi bir şekilde anlatmak istiyorum. Yaşadığım 360 derecelik dönüşümün bazı kısımlarını ‘The Healing Appetite’ – ‘İyileşme İştahı’- adlı belgeselden izleyebilirsiniz (fragmanı makalenin sonunda). Bu makaleyi yazmamın nedeni, ne kadar sağlıksız olursanız olun, yasam tarzınıza ufak tefek dokunuşlar yaparak sağlığınızı geri kazanabileceğinizi ve bu gücün her insanda mevcut olduğunu sizlere kanıtlamak .

Olduğum noktaya gelişim

Edinburgh, İskoçya’da ufuk çizgisine kadar uzanan yeşillik manzarası ve hayvanların olduğu çok güzel bir çiftlikte büyüdüm. Gençliğimde oldukça hareketli ve aktif bir adamdım. Ancak seneler geçtikçe kilo almaya ve zamanla sağlığımı yitirmeye başladım. Yavaş yavaş sağlıksız yemeklere bağımlılığım arttı, özellikle fastfood zincirlerindeki kızarmış tavuklara hayır diyemiyordum. Bunun yanında ‘bütün kötülüklerin anasıyla’ da çok iyi ahbaptım, ortalama bir günde 3 sise şarabı su içer gibi içebiliyordum.

Gerileme dönemim..

Muhtemelen şu ana kadar söylediklerimden, nasıl bir hikayeye geçiş yapacağımı anlamışsınızdır… Kısa sürede 44 kilo aldım ve bir sürü hastalığı vücudumda ağırlar oldum. 10 farklı reçeteli ilaca maruz biriydim artık. Bir zaman sonra doktorlar bana astım teşhisi koydu, eklem ağrılarım ciddileşti ve vücudumda kronik bir ciğer hastalığı gelişti. Sadece bu da değil, fiziksel zayıflığımın yanında, zihinsel ve finansal olarak da yokuş aşağı yuvarlandığımı hissediyordum. İnsan dibe çöktüğünde stres ve rahatlamayı birlikte yaşıyor.

Buraya kadar..Artık bir değişim gerekiyordu !

Dibe vurduktan sonra, hayatımı geri kazanmak ve tekrardan mutlu bir adam olmak arzusuyla yanıp tutuşuyordum ve bu arzu beni canlı tutmayı başardı. Tesadüfe bakın ki, İskoçya’da bir detoks haftası organize edecek olan Amanda Hamilton ile tanışmam da bu döneme denk geldi. Alkolden ve ilaçlardan kurtulmak zorundaydım; bu kısa süreli detoks programına katılmaktan başka bir çare göremiyordum zaten. Değişim bir noktada başlamalı, ve artarak iyileşme sürecine dönüşmeliydi. Bu programa katılarak, sadece 2 günlük bir süreçten sonra kendimi iyi hissetmeye başladım ve fark ettim ki sağlığımı geri almak adına sarf ettiğim çaba, sonuç veriyordu. Hemen sonrasında, Amanda Hamilton ‘dan ‘İyileşme İştahı’ adli bir belgesele katılmak üzere davet aldım. Belgesele davet edilmem üzerine, çekimlerin yapılacağı ve asıl detoks sürecinin gerçekleşeceği yere, Antalya’ya, benim gibi sağlığına kavuşmak isteyen diğer 9 katılımcının yanına gittim. Buradan itibaren yaşanacaklar, hayatimi sonsuza dek değiştirecek olaylardı.

Hayatimi geri kazandığım süreç ; Türkiye’deki detoks günlerim.

‘İyileşme İştahı’ belgeseli, sadece 10 günlük bir yasam tarzı değişikliğinin, insanin sağlığını ve iyi olma halini etkileyebileceğini kanıtlamak isteyen bir içeriği hedefliyordu. Bana kalırsa, filmin yapımcıları dahi sonuçların bu kadar çarpıcı olmasını beklemiyordu. Amanda’yla detaylı bir karşılıklı danışma seansından sonra, hepimiz ‘sebze suyu’ diyetine tabi tutulmuştuk ve bu da midemizden geçecek tek ‘yiyeceğin’ sebze suları olacağı bir süreç anlamına geliyordu. İlk bir iki günde zorlanmadım diyemem ama en azından bunu başarmak adına büyük bir kararlılığım vardı; Otel çalışanlarından odamdaki mini barı boşaltmalarını isteyecek kadar.. Tabi ki bu besin düzenlemesine ek olarak otuzdan fazla doğal terapiyi deneyimleme şansımız oldu, ki bu terapiler iyileşme sürecine oldukça katkı sağladı. Adeta birisi beni içeriden temizliyormuş gibi hissediyordum. Bedenimde inanılmaz bir ferahlama ve arınma hissi oluşmuştu.

Her geçen gün sağlık durumumun daha da iyiye gittiğini fark ediyordum. Cildim parlıyordu, nefes alma refleksim tamamı ile kolaylaşmıştı ve her gün bir saatten uzun bir sure egzersiz yapabiliyordum. Özellikle bu gelişme benim için hayatiydi; çünkü öncesinde fiziksel aktivite eşiğim çok düşüktü ve kısa sürede yoruluyor, tükeniyordum. Üstüne üstlük gittikçe daha dingin ve sakin bir insan oluyordum.

Simdi neredeyim

Antalya’daki detoks programının bitiminde “eğer sadece 10 günlük bir süreç sağlığıma bu kadar önemli dokunuşlar yapıyorsa, neden bu yasam tarzını hayatimin bir parçası yapmayayım?” diye duşundum kendi kendime. Ve böylece hayatımda 360 derecelik bir değişime gitme kararı aldım. Et ve diğer birçok hayvansal gıda tüketimini kestim ve vejetaryen oldum. Günaşırı egzersizlerimi yapmaya başladım, alkolü de bir daha asla kullanmamak üzere hayatımdan çıkarttım. Güle güle eski dost.

Aradan tam bir sene geçti, ve ben 44 kilo vermiş, fiziksel performansımın zirvesine çıkmış bir haldeyim. Hiç ilaç almıyorum, her gün düzenli olarak yürüyor ve yüzüyorum. Yasam tarzımı değiştirmek, sadece fiziksel değil, zihinsel sağlığım ve özel yaşantımda da daha iyi hissetmemi sağladı. Eşimle aramızdaki iletişim bir sene önce kelimenin tam anlamıyla dipteyken, artık çok daha güzel ilerliyor; ve bu durumu kesinlikle kendimle daha barışık ve mutlu bir insan oluşuma bağlıyorum.

Başkalarına da yardım etmek istiyorum;

Bahsettiğim bu deneyimle birlikte hayatımda da yeni bir amaç edinmiş oldum. Başımdan geçen sağlık sorunlarını yaşamış diğer insanlara yardım etmek istiyordum. Bu motivasyonla, evimin yakınında küçük bir detoks merkezi kurdum, ve su an daha sağlıklı ve olduğundan daha iyi hissetmek için burayı ziyaret eden 4 misafirimiz var bile !

Sizlerden ricam, hepinizin 25 Şubat’ta yayınlanan bu belgesel filmi izlemenizdir. Çünkü bu film hepimiz için yapıldı; ve yine bu film, yasam tarzınızda yapacağınız irili ufaklı değişikliklerin size daha uzun yaşamayı ve hayattan keyif almayı vaat ettiğini, bu yasam tarzına nasıl geçebileceğinizi, daha iyi hissetmek ve daha sağlıklı olmak için neler yapabileceğinizi gösteriyor. Madem hayat kısa, o zaman her saniyesini keyifle yaşayalım!

Filmin tamamı için: http://thehealingappetite.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

Yorum Yazın