Güçlü Zihin İyi Beslenme

Alzheimer hastalığından koruyucu, bütüncül beslenme nedir?

CALIFORNIA WALNUT COMMISSION MEDITERRANEAN DIET
Fatma Kocaman

Alzheimer Hastalığı (AH), ileri yaşın kompleks nörodejeneratif hastalıklarından (kazanılmış becerilerin sonradan kaybı ve ilerleyici mental yıkım ile karakterli sinir sistemini etkileyen bir grup hastalık) birisidir. Dünya genelinde 26 milyondan fazla AH bulunurken, 2050 itibariyle bu rakamın 106 milyon olacağı öngörülmektedir. Ülkemizdeki rakamlar da aynı oranlarda etkilenecektir.

Bazıları 90 yaşına kadar sağlıklı bilişsel fonksiyonlara sahipken, diğerleri 50’lili yaşlarında Alzheimer Hastalığına yakalanabilmektedir. Bu farkın sebebini açıklamak genetik faktörler ve çevresel faktörlerin içiçe geçmesi nedeniyle oldukça komplekstir. Ancak ilerleyen yaşla birlikte beyindeki yaşlanmanın olumsuz etkilerini çevresel faktörlerin düzenlenmesi ile pozitif şekilde etkileyebilmekte, AH’nın olası gelişim yaşı ötelenebilmekte ve ilerlemesini engellenebilmektedir.

Beyin, oksijen ve glukozun (şekerin) düzenli ve dengeli desteğine bağımlıdır.

Vasküler (damar) sağlığın olumsuz etkilenmesi, hipertansiyon, diyabet, obezite, lipit profili bozukluğu, travmatik beyin hasarları bu desteğin herhangi bir nedenle aksamasına sebep olup, metabolik stresi uyararak hastalığın oluşumunu ve ilerlemesini hızlandırabilir.

Diğer taraftan depresyon, kronik stres, sigara, yaşam tarzı ve düşük eğitim düzeyi gibi faktörler hastalığın ortaya çıkışında ve ilerlemesinde rol alır.

Fiziksel aktivite, serebral kan akımını, oksijen tüketimini ve glukoz kullanımını artırması ve kapiler dansitede artma gibi yapısal beyin değişikliklerini uyarmaktadır. Böylece genel sağlığı ve damar sağlığı geliştirmektedir. Özellikle sosyal ve mental aktiviteler AH dan korunmak için önerilmektedir. Çünkü aktif bir yaşam, bilişsel fonksiyonları aktif tutmakta, stresi azaltmakta ve demans gelişimini engellemektedir. 

Bütüncül Beslenmeye Gelince,

Son on yıllık süreçte, çalışmalar diyet ve beslenme ile Alzheimer hastalığı arasındaki ilişkiyi incelemekte ve özellikle tek tip beslenme yerine bütüncül beslenme ilkelerini savunmaktadır. Bu amaçla diyet modelleri araştırıldığında Akdeniz Tipi Diyet demans gelişim riskini azaltması nedeniyle dikkat çekmeye başlamıştır. Çünkü akdeniz tipi beslenme, oksidatif stresi azaltması, nöronal, damar ve inflamatuar fonksiyonları olumlu etkilemesi, metabolik hastalık riskini azaltması nedeniyle Alzheimer Hastalığını açısından büyük önem taşımaktadır.

Çoğumuzun bildiği üzere Akdeniz Diyeti’nin en tipik özellikleri; sebze ve meyve tüketiminin yüksek olması, yağlı tohumlar, kuru baklagiller, tam tahılların tüketildiği, tekli doymamış yağ asitlerinden zengin sıvı yağların kullanıldığı ve yüksek oranda balık tüketimidir. Özellikle hafif düzey kırmızı et tüketimi, orta düzey süt ürünleri ve alkol (kırmızı şarap) tüketimidir.

Akdeniz Diyetine damgasını vuran çoklu doymamış yağ asitlerinden zengin zeytin yağı ve omega-3 yağ asitleri içeren balık tüketimi, yaş almaya bağlı bilişsel fonksiyon kayıplarını önlemekte ve AH gelişimini engellemektedir.

Sebze ve meyvelerden gelen antioksidan öğeler ile özellikle orta düzey şarap tüketimi (flavonoid içeriği nedeniyle) hücrelerdeki oksidatif [serbest radikallerin (reaktif oksijen türleri) hücrelerde oksidatif hasarlara yol açma durumu] stresi azaltarak demans (bunama) riskini azaltmaktadır.

Yağlı tohum tüketiminden gelen E vitamini bilişsel fonksiyonları geliştirmekte ve demans riskini azaltmaktadır.

Screen Shot 2016-02-09 at 21.10.42

Süt ürünleri tüketimi direkt olarak bilişsel fonksiyonları etkilediği gibi dolaylı olarak kardiyovasküler hastalık riskini ve metabolik sendrom oranının azaltması nedeniyle AH gelişimini engelleyebilmektedir. Ancak bazı çalışmalar fazla miktarda süt ürünü tüketiminin bilişsel fonksiyonları azalttığını tespit etmiştir.

Tam tahıl kullanımı, sebze ve meyve tüketimi diyetin şeker yükünü azaltması ve bağırsaklarda diyet kolesterol emilimini engellemesi nedeniyle de AH gelişim riskini azaltmaktadır.

Yapılan hayvan çalışmalarında kalori kısıtlaması yaşam süresini uzatması ve sinir hücrelerinin dejenerasyonunu engellediği görülmüştür. Fakat insanlar üzerindeki çalışmalar tamamen obezite, yağ dokusu, hormonal etkileşim, damar problemler, metabolik sendrom, insulin direnci ile ilişkilidir. Ve orta yaşlarda yüksek beden kütle indeksine sahip olan bireyler demans (bunama) bulgularına normal ağırlıktaki bireylere göre 9-18 yıl daha erken sahip olabilmektedir. Yani daha erken yaşlarda Alzheimer Hastalığı riskine sahiptirler.

Kısaca;

  • İdeal vücut ağırlığı ve ideal vücut yağ oranına sahip olmak,
  • Düzenli fiziksel aktivite yapmak,
  • Sosyal ilişkileri kuvvetli bir birey olmak
  • Akdeniz Tipi bir bütüncül bir beslenme düzenini benimsemek

Alzheimer hastalığına karşı korumaktadır.


Kaynak:
Alzheimer Hastalığında Risk Faktörleri ve Koruyucu Faktörler, J Neurol-Special Topics 2012;5(3)
Diet and Alzheimer Disease Current Neurology and Neuroscience Reports 2007, 7:366-372
Alzheimer’s Disease-The Ways of Prevention The Journal of Nutrition, Health&Aging Volume 12, Number 1, 2008
Diet and Alzheimer’s Disease Expert Rev. Neurother. 11(5) 677-708(2011)
Evidence Supporting Nutritional Interventions for Persons in Early Stage of Alzheimer’s Disease The Journal of Nutrition, Health&Aging Volume 12, Number 1, 2008

Yorum Yazın