İyi Beslenme

Beyaz Kabus: Şeker!

eeee
Merve Keleş

Şekerin obezite ve kanserle olan ilişkisini bilmeyen yok. Ancak doğrudan veya işlenmiş gıdalar vasıtasıyla şeker tüketimine devam ediyoruz. Endüstriyel şeker, hazır ürünlerde bilinçsizce kullanılıyor. Bu ürünlerle şekere daha fazla bağımlı hale geliyoruz. Şekerin hazır gıdalarda neden bu kadar yoğun kullanıldığını ve şeker yerine koyabileceğimiz sağlıklı alternatifleri sizler için açıklıyoruz.

Her şeyin doğalına ulaşmaktan ne yazık ki kaçınıyoruz. Çünkü hazır ürünler tercih etmenin bize daha fazla zaman kazandıracağını düşünüyoruz. Sabah aceleyle evden çıkarken bir yeşil elma yemek yerine paket gıdaları tercih ediyoruz. Peki, tatlarını bu kadar güzel kılan ve bir süre sonra bizleri sağlıklı bir sabah kahvaltısından uzaklaştıranın, ürünlerdeki endüstriyel şeker olduğunu biliyor muyuz?

Şeker, yeni sıfatıyla endüstriyel şeker; vücut sistemini sürekli ve hızlı bir şekilde, fazla çalışmaya zorlayan, aslında ihtiyacımızın olmadığı, bağımlılık oluşturan yabancı bir madde ve sağlıklı yaş almayı engelleyen en önemli faktörlerden biridir. Vücut sistemimizin ihtiyacı olan şekeri hazır gıdalardan almak yerine; sebze, meyve, yoğurt veya süt gibi doğal ürünler tüketerek karşılayabiliriz. Doğal ürünler ile beslenerek: bağışıklık sisteminin güçlenmesini destekleyebilir, hormonel dengeyi koruyabilir, beyin işlevlerini sağlıklı kılabilir, deri sarkması, hücre hasarı gibi deformasyonlardan kaçınabilir ve kanser riskini azaltabiliriz.

Bilinen diğer adıyla; mısır şurubu: raf ömrünü uzatma özelliğine ve ucuz maliyetli olduğundan hazır gıdaların üretiminde çokça tercih ediliyor. Çeşitli ve kolay ulaşılabilir olmaları, bizlerin günlük rutinimizde hazır gıdalara daha sık yer vermemizde önemli iki nedendir. Bu gıdaların içinde bulunan mısır şurubu, hazır gıdaları tüketme isteğinin artmasına ve ulaşıldığında ise daha fazla tüketme ihtiyacına sebep oluyor.

Full inkaufswagen with fruit vegetable food in supermarket

Alışverişlerinizde hazır gıdalara yer vermeyin!

Endüstriyel şeker insanlığı her döneminde etkiliyor. Özellikle çocukluk döneminden beslenme zincirine katılan endüstriyel şekerin bıraktığı hasarlar, nesilden nesile aktarılıyor ve sağlıklı yaş almayı engelliyor; insan ömrünü azaltıyor. Şeker, vücutta bağımlılık hissi yarattığı için uzaklaşmak zor olabiliyor.

Öneri olarak şekeri birden bırakmak yerine, içeceklerinizi az şekerli içmeye başlayabilir, tarçın tüketimini artırabilir, kan şekerine dost besinleri ve doğal ürünleri günlük yaşantımıza sokabiliriz. Alışverişlerimizde hazır gıdalara yer vermeyip, kendi öğünlerimizi hazırlayarak bu adıma başlayabiliriz.

İhtiyacı olan şekerle ve doğal ürünler ile beslenen bir bedende doyma algısı oluşacaktır. Doyma algısını yeniden hatırlamak beslenme düzeninizi, bedeninizi dengeye sokacak ve vücudunuz ne zaman ne isteyeceğini öğrenmiş olacaktır. Dengeli bir vücudu egzersiz ile beslemek sizi daha taze kılacaktır. En önemlisi de doğaya, doğala ne kadar yakın olursak, o kadar sağlıklı yaş alacağımızdır.


Kaynak:
http://www.eat-sense.com.au/uploads/2/0/0/3/20033963/5295181_orig.jpg

Yorum Yazın