Finans

Emekliliğinizde de Çalışabilmeniz İçin Kendinize Şimdiden Yatırım Yapın!

the-intern

 

‘‘Sevdiğiniz işi yaparsanız bir gün bile çalışmış sayılmazsınız.’’ –  Konfüçyüs

 İş hayatıyla olan ilişkimiz emeklilikte sonlanmak zorundaymış gibi hissediyoruz. Ancak emekli olmak demek siz aksini istemedikçe meslekten uzaklaşmak anlamına gelmemeli. Sağlık durumunuz elverişliyse, mesleğinizdeki güncel gelişmeleri takip edebilmiş ve bilginizi yeni nesillere aktarmak için heyecanlıysanız emeklilik düşündüğünüzden daha yoğun ve eğlenceli olabilir.

Bir sonraki nesil emekliler için birincil emeklilik finansal planı sadece birikim ya da yatırım yapmak değil. Onlar için bu plan, daha uzun yıllar çalışabilmek ve emeklilik olarak adlandırılan yılları uzatmak anlamına geliyor. Para, bir çoğu için, geleneksel emeklilik yaşı geçtiğinde bile çalışmaya devam etmenin tek motivasyonu. Yeni nesil emeklilerin diğer kısmı ise çalışmayı; kişisel anlam ve amaç kazandırdığı, aynı zamanda fazla zaman geçirdikleri sosyal ağ ile bağ kurabilmelerini sağladığı için tercih ediyor.

Kendinize, ailenize, finans danışmanınıza ve hatta arkadaşlarınıza uzun bir süre daha çalışmayı planladığınızı söylemeniz, birçok varsayımı da beraberinde getiriyor. MIT Yaş Laboratuvarı’nda yapılan araştırma, ilerleyen yaşlarda çalışmayı içeren yeni düşünme tarzı söz konusu olduğunda, hepsi olmasa da en azından, aşağıda anlatılan üç varsayımın değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.

Sağlığım nasıl?

İlk olarak, kendinize “sağlığım nasıl?” sorusunu sormalısınız. Emeklilik yaşlarında çalışabilmenin ön varsayımı fiziksel, duygusal ve bilişsel olarak işi yerine getirebilecek kapasitede olmanızdır. Yaş alan “baby boomers” (ABD’de 1946-1964 yılları arasında doğan nüfus) sadece bir sonraki emekli jenerasyon dalgasının öncülüğünü yapmıyor, ama diyabet, kardiyovasküler hastalıklar, artrit ve tüm bu durumlara bağlı gelişen sorunların epidemiyolojik patlamasının da başını çekiyorlar.

Sağlık herkesin gündeminin üst sırasında yer alıyor. Ancak acı olan sadece çok az sayıda insan, günlük işlerini bir yük haline getirmemelerini sağlayabilecek bir sağlık, kondisyon ya da hastalık yönetimi programını takip ediyor.

working senior

İş yerinde kalabilmeyi kendiniz için bir dava haline getirebilir misiniz?

Teknoloji her zamankinden daha hızlı ilerliyor. New York Times gazetesinde yayınlanan yazısında, Thomas L. Friedman, Google firmasının bir kişinin öğrenme ve “havada kapma” yeteneğinin adaylarda aranan en önemli özeliklerden biri olduğunu vurguluyor. İş gücüne dahil olmak her ne yapıyorsanız onu yapmaya her zaman yaptığınız gibi devam etmeniz anlamına gelmiyor, aksine, gençlik yıllarınızda olduğu gibi en son teknolojiyi takip etmeniz ve işi etkin hale getiren süreçlere yakın olmanızı gerektiriyor.

Günümüzde emekliliğe hazırlanmanın önemli parçaları; öğrenme teknolojilerine yatırım yapmak, kitlesel açık çevrimiçi kurslara katılmak ya da yüz yüze atölye çalışmalarına katılarak son gelişmeleri takip ederek kendi özel rekabet gücünüzü korumanız anlamına geliyor.

Nasıl ayrılacaksınız?

Eninde sonunda hepimiz iş yerinden uzaklaşacağımız bir geçiş dönemi yaşayacağız. Nasıl ayrılacaksınız? Bu geçişin ne kadar rahat olduğu nasıl çalışmış olduğunuza ve sizde genç meslektaşlarınızı nasıl eğittiğinize bağlı olabiliyor. Mentorluk, çalıştığınız kurumda liderliği üstlenmenizden daha fazlasını içeriyor; genç meslektaşlarınızla çalışırken, onlara bilgi ve tecrübenizi de aktarmanız anlamına da geliyor. Bu, sizin emekliliğe geçiş döneminizde çalıştığınız gün sayısını haftada beş günden üçe düşürmenize yardımcı olabilir.

Biz genel olarak sadece parasal anlamda yatırım yapmayı değerlendirerek emekliliğimizi maddi olarak karşılayabilmeyi hedefliyoruz. Ancak artık, kendimize ve diğerlerine nasıl yatırım yapabileceğimizi düşünmenin, anne-babamızın “emeklilik” adını verdiği dönemde çalışmaya devam etme yollarını garantilemenin yöntemlerini bulmanın zamanı geldi.


Kaynak:
bigthink.com/disruptive-demographics/investing-so-you-can-work-in-retirement

Yorum Yazın