Güçlü Zihin Olmazsa Olmazlar

Yürüdüğünüz zaman sadece yürüyün, bir şey içtiğiniz zaman sadece için – Zen Söylemi

Zen
Şebnem Dural

John Lennon ‘’Hayat siz plan yaparken başınızdan geçenlerdir.’’ diyerek günümüz toplumlarının halini en güzel şekliyle özetlemiş. Yemeğimizi yerken bir bölüm dizi izlemek, arkadaşlarımızla sohbet ederken sosyal medya hesaplarımızı kontrol etmek, sürekli gelecek zamanla ilgili bir tasarlama halindeyken şu anda neler olduğunu hissedememek ortak problemimiz. Zen felsefesi ise bizi anda kalmaya davet ediyor.

Her sabah alarmlarımız çalıyor ve bize bir diğer güzel günün başladığının haberini veriyor. Bir kaç saniye yumuşak battaniyelerimize sarılıyoruz ve o anda fark ediyoruz ki, önümüzdeki yoğun güne başlamadan önce battaniyemize sarılarak yatmak için sadece bir kaç saniyemiz var. Yani rahatlamak için zamanımız oluyor ve bunu yaparken sadece rahatlamamız üzerine konsantre olduğumuzu bilinçli bir şekilde farkına varıyoruz. İşte bu eylemin adı Farkındalık. Farkındalığın anlamı, tamamıyla uyanıkken o anı hiç bir şekilde düşünmeden, fakat aynı zamanda düşüncelerin, hislerin ve fiziksel algıların farkında olmak. Yani “şuan ne oluyor”un kabulü.

Görsel olarak daha iyi anlatmak gerekirse; çok güzel bir çikolata parçasını tutmak gibi. Fiziksel olarak sadece bakıp, dış yüzeyini elleyebiliyoruz ve sonrasında gözlerimizi kapayarak muhteşem tatlı kokusunu içimize çekiyoruz. Esas an ise, en sonunda ilk ısırıkla aldığımız tat. Sizi temin ederim ki o çikolatanın tadı daha önce hiç öyle güzel gelmemiştir. Bir keresinde Nhat Hanh şöyle demişti:

“O an ile tamamıyla bağlantıda, yani farkında olduğumuz zamanlarda, o sırada neler olduğuyla ilgili çok daha kuvvetli ve derin bir kanıya varıyoruz ve bu da bizi keyif, barış ve sevgi ile dolduruyor.”

Bu düşünce, her şeyi birer birer fakat tam anlamıyla kendimizi vererek yapmamızı, sonrasında da sakinliği ve rahatlamayı kazanmamızı ima ediyor. Örneğin: Eğer yürüyüşe çıkıyorsanız, o zaman sadece onu yapın; taşları, çiçekleri, ağaçları, kokuları, sizi çevreleyen renkleri ve rüzgarın hafifçe saçınıza esmesini, teninize kibarca dokunuşunu hissedin. O sırada duygularınız ile bağlantı kurmaya ve o anın size sunduğu bu hisleri tanımaya çalışın.

Aynı anda bir çok işi yapmaya o kadar alışmışız ki bu anların kıymetini bilmek konusunda oldukça zorlanıyoruz. İnsanların kişisel ilişkilerinde veya herhangi bir ilişkisinde mutsuz olmasının sebebi aslında çoğu insanın düşünsel olarak bulunduğu yerde olmamasından kaynaklanıyor. Lütfen beni yanlış anlamayın, fiziksel olarak oradayız; yiyoruz, içiyoruz, gülüyoruz, konuşuyoruz fakat bu anlar sırasında bir şey oluyor, telefonumuz çalıyor, mesaj geliyor ve o anda aslında tamamıyla oradan koptuğumuzun farkına bile varamıyoruz. Thich Nhat Hanh’ın şöyle bir söylemi var;

“Diğerlerine verebileceğimiz en değerli hediye orada bulunuşumuzdur. Farkındalık sevdiklerimizi çevrelediği zaman, işte o zaman çiçekler gibi açarlar.”

Bilinçli farkındalık aslında o anda neyi kabul ettiğimiz ile alakalıdır. Gelin sizinle küçük bir alıştırma yapalım:

Nefes alıp vermenize odaklanmanızı istiyorum. Nefes alırken havanın vücudunuzdan geçerken ki sesini ve yavaşça boğazınıza dokunuşunu dinlemenizi istiyorum. Hava, göğsünüzü ve karnınızı doldururken ve verirken o ana odaklanmanızı istiyorum. Siz çevrenizin farkındayken, duygularınıza ve hislerinize odaklanmanızı istiyorum. Tam bu anda kalıp, nefesinizin yarattığı tüm hisleri görmenizi, duymanızı ve hissetmenizi istiyorum. Huzur ve barış meditasyonunuz sırasında aklınız başka yerlere uçabilir, sadece rahat bir şekilde tekrar düşüncelerinizi nefes alıp vermenize odaklayın. Şimdi gözlerinizi yavaşça açın ve kendinize kocaman sarılın, çünkü bugün kendiniz için bir şey yaptınız. Farkındalık konusunda attığınız ilk adım için tebrikler.

Pooh

Pooh: Bugün günlerden ne? Piglet: Bugün günlerden “Bugün” Pooh: En sevdiğim gün!


Kaynak:

**Collard, D. (2014). The Little Book of Mindfulness (p. 13). London, Great Britain: Gaia Books.
http://www.mindful.org/no-time-for-mindfulness-try-this-on-the-go-walking-meditation/

Yorum Yazın