İlham Kütüphanesi Olmazsa Olmazlar

Hayatı Kendi Merkezinden Yaşa

Surreal-Photography-by-Christopher-J-1
Merve Keleş

Kararsızlıklarla dolu olduğumuzda bedenimizdeki baskı bizlere olumsuz etki olarak geri dönüyor. İsteklerimizde, düşüncelerimizde boğuluyoruz. Suçu hayat karmaşasına atmak kolay olsa da sorunun kaynağı biziz aslında.

Dış dünyayı kendimizden daha önemli hale getirmek, kendi merkezimizden uzaklaşmamıza sebep oluyor. Böylece yapmak istediklerimiz diğerlerine göre şekilleniyor, özgürlüklerimiz kısıtlanıyor. Merkez dediğimizde ise aklımıza gelen, yüreğimizdeki en berrak noktadır. Karar vereceğimiz ve uygulayacağımız eylemler kendi içimizden, bedensel ve ruhsal dengenin, yüreğin en berrak yerinden olmalı.

Bir Buddha öğretisinde; eylemin bizlerden kaynaklandığını, tepkinin ise bizlere dayatıldığından bahsedilmektedir. İnsanın ancak merkezinde olduğu sürece gerçek eylemde bulunmaya başladığı söylenmektedir.

Diğerlerine göre kendi hayatımızı yönlendirmenin son basamağı, bizlerin bağımsızlığını elimizden almak olarak görülüyor. Çoğumuz bunu doğru olarak kabul ediyoruz. Örneklemek gerekirse; birilerine göre giyinmek, bir diğer insana göre hareket etmek, hayır diyememek, isteklerimizi ertelemek, insanlara karşı tolere edilecek durumların çoğalması, kişiliğimizden ödün vermek, güvensizlik ve yalnızlık kavramının çaresizlik kavramıyla eşitlenmesi gibi durumlar hayatın içinden tanıdık geliyor olmalı.

Olumsuzlukları içselleştirmeyin!

Merkeze yaklaşmak ve onu hissetmek öncelikle kendimizi önemsemek ve sevmek ile başlar. Sevgi ve önem; mutluluk, huzur, özgürlük ve beraberinde özgün düşünce getirecek, karmaşadan arınmamızı sağlayacaktır. Böylece merkezimizi hissetmeye başlayıp daha ferah göreceğiz ve tabi ki aldığımız her karar, attığımız her adım cesaretimizle desteklenecektir. İnsan kendine ulaştığında, diğerlerinden etkilenmemeyi de öğrenecektir. Bu her konu için geçerli olmasa da, insanın ne zaman ne istediğini bilmesi; daha sağlam kararlar vermesi ve gerçek isteklerine ulaşması için güzel bir yoldur.

İçinde tutacağı her kararsızlık. bireyi, kendi içinden uzaklaştırıp, daha çok sıkıştıracak ve oluşan problemlerini katılaştıracaktır. Buna izin vermeyin! Olumsuzlukları içselleştirmeyin ve sıvı hale geçirin, bırakın bedeninizden aksın gitsin. Merkezinizi görün ve isteklerinize açın , bundan sonra vereceğiniz kararlar sizin özgürlüğünüzde, saf ve etkilenmeden yapıncağınız eylemler olacaktır.

Yine bir Buddha öğretisinde ; yüreğin saflığının; doğayla tam bir uyum içinde olduğunu, dans ve müzikle var olduğunu, yürek doğadan uzaklaştığında ise müzik ritminin bozulduğunu ve içsel dansın aksadığını söyler. Karmaşa anlarınızda içsel berraklaşmayı bekleyin ve bunu müzikle güneşle doğayla birlikte yapın, renklendiğinizi göreceksiniz.


Kaynak:
http://www.mymodernmet.com/profiles/blogs/behind-the-lens-chris-rivera

Yorum Yazın