Güçlü Zihin Olmazsa Olmazlar

Hayatı yaşamaya değer bulmayı beklemeyin; kendiniz o hale getirin



seeds
Şebnem Dural

Yalnızlık, çevrenizde kimsenin olmaması anlamına gelmiyor. Ailelerimiz veya arkadaşlarımız ile beraber bir hayat paylaşıyor olabiliriz. Çevremiz, sevdiğimiz insanlar ile sarılı olabilir veya yüzlerce arkadaşımız gibi gördüğümüz insanlardan oluşabilir. Fakat yine de kendimizi kopuk ve duygusal olarak uzak hissedebiliriz. Kahve içmeye çağırabileceğimiz bir sürü insanın bulunduğu bir telefon rehberimiz de olabilir; ancak kişi ile aramızdaki ilişkiden hoşnut olmayabiliriz.

Bazılarımız ise anlamlı arkadaşlıklara sahiptirler fakat romantik bir ilişki eksikliği çekerler veya onlara yakın olan dostlarından (aile, arkadaş) coğrafik olarak uzakta yaşıyorlardır, bu da onlara yalnızım hissini veriyordur.

Aynı zamanda yaşımız ilerledikçe yalnızlığımızda da bir artış hissedebiliriz; Ağaçtaki en olgun meyve olma yolunda ilerlerken arkadaşlarımızın ve ailemizin hastalıklar ile savaştığını görmek veya yaşanabilecek bir kayıp durumunda yalnızlık hissinin yeşermesine neden olabilir.

1

Mutluluk Tohumlarınızı Sulayın: Memnuniyet, Barış, Sevinç

Yalnızlık, ne yazık ki en az tedavi edilmiş ve klinik depresyon seviyelerine gelene kadar fark edilemeyen, en çok gözden kaçan psikolojik sorunlardan biridir. Fakat her ne olursa olsun bu duygudan arınmak ve yaşam sevincimizi bulmak için kendi duygularımıza savaş açabiliriz; kendimizi biraz daha iyi tanımaya çalışabilir, duygularımızı anlamaya başlayabilir, nereden geldiklerini ve bizi nasıl bir yola sürükleyebileceklerini öğrenerek engelledikleri yerleri tedavi etmeye çalışabiliriz.

Yalnız ve uzak hissettiğimiz zamanlarda kendimize ve diğerlerine daha sert olma eğilimindeyiz. Bu duygusal durumdan dolayı hayata karşı normal normumuzun üstünde yargılayıcı ve negatif oluyoruz. Böylece halihazırda sahip olduğumuz sosyal bağlantılarımıza da zarar verip kopmalara neden olabiliyoruz ve bazen de arkadaşlıklarımızı harcayabiliyoruz. Bunlara ek olarak uzak hissetmemizin bir diğer sebebi ise empati yeteneğimizin azalması (karşımızda ki kişinin gözünden görmemizi ve anlamamızı sağlayan bakış açısı). Yalnızlık hissi, “kendimizi başkasının yerine koyabilme” yeteneğimizi kaybetmemize ve sağlıklı iletişim becerilerimizin azalmasına da neden oluyor.


Kaynak:
Wince, Guy. Emotional First Aid: Healing Rejection, Guilt, Failure, and Other Everyday Hurts. New York: Plume, 2014. Print.
pinterest.com/pin/457256168387798420/
newhartfordschools.org/nugent
pinterest.com/pin/359162139010643292/
crosswalk.com/family/parenting/watering-seeds-and-waiting-for-fruit.html

Yorum Yazın

1 Yorum

  • Yalancı uyum, kendini ayıplanmaya karşı korumaya almaksa ve bu korkunun sonuçlarına da katlanamamaksa eğer, o zaman yanlızlık ve tek başına kalmak arasındaki farka hangi düşünce ile dokunabiliriz ki.