Beden Sağlığı

HIV/AIDS’e Karşı Bilinçlenin!

Hivi-qendrat

HIV virüsünün AIDS’e dönüşmemesi için yapılması gerekenleri, ileri yaş bireylerin AIDS olma nedenlerini ve alınması gereken önlemleri anlattık.

HIV nedir?

HIV, immün yetmezlik virüsünün İngilizce kısaltmasıdır. Bu virüs zamanla immün yetmezlik sendromu,  ya da AIDS’e (Edinilmiş Bağışıklık Eksikliği Sendromu) dönüşebilir. Diğer virüslerde yapabildiği gibi insan vücudu HIV’den kurtulamaz. Yani bir kere HIV virüsü vücudunuza girmişse, hayat boyu sizinle kalacaktır.

Güvenilir ve etkili bir tedavi şu anda bulunmamaktadır ancak bilim adamları bu hastalığa çare bulmak için çok çalışmaktadır. Bu tedavi bulunana kadar HIV doğru ilaç tedavisi ile kontrol altında tutulmaktadır. HIV tedavisine genellikle antiretroviral tedavi adı verilir. Bu tedavi HIV ile enfekte olmuş insanların ömrünü çarpıcı bir şekilde uzatabilmekte ve hastalığın başkalarına bulaşma ihtimalini düşürmektedir. Bu ilaçların kullanılmaya başlandığı 1990ların ortalarından önce HIV virüsü birkaç sene içinde AIDS’e dönüşüyordu. Günümüzde HIV teşhisi almış ve hastalık çok ilerlemeden önce tedavi görmüş biri neredeyse normal hayat beklentisine sahip olabilir.

HIV bağışıklık sisteminin bir parçası olan özel hücreleri etkiliyor. Bu hücrelere CD4 hücreleri ya da T hücreleri adı veriliyor. Zaman içinde HIV bu hücrelerin çoğunu yok ettiğinden vücut enfeksiyon ve hastalıklarla mücadele edemez hale geliyor. Bu gerçekleştiğinde HIV enfeksiyonu AIDS’e yol açıyor.

HIV/AIDS ileri yaş bireylerde farklı mıdır?

Nüfusun ileri yaş grubunda HIV enfeksiyonunun hastalığın ilerlemiş döneminde teşhis edilmesi genç nüfusa kıyasla daha olası bir durumdur. Geç teşhis tedaviye geç başlanması ve bunun sonucunda bağışıklık sistemi hasarının daha yoğun yaşanması anlamına gelir. HIV teşhisinden sonra hayatta kalma süresi daha da kısalır. 2004-2009 yılları arasında 20-24 yaş aralığında bulunan nüfustan HIV teşhisi alanların %99’u teşhisten sonra 12 aydan daha uzun süre yaşadı. Bunun yanında 50-54 yaş aralığında bu oran %89’du; 55-59 yaş aralığında oran %86’ydı; 60-64 yaş aralığında ise %82 iken; 65 yaş ve üstünde bu oran %73 idi. Geç teşhisin nedenlerinden biri sağlık uzmanlarının ileri yaşta kişilere HIV testi uygulamaması olabilir ve HIV belirtilerinin normal yaş alma süreci semptomlarıyla karıştırılarak, HIV’in asıl neden olabileceği göz ardı edilebilir.

HIV ile enfekte olanlar dahil olmak üzere ileri yaşlarda cinsel olarak aktif olan birçok kişi var. Bu kişiler gençler için geçerli olan HIV risk faktörlerinin çoğuna da sahip; HIV ve korunma yöntemleri ve çok partnerli yaşamın riskleri hakkında yeterli bilgiye sahip değiller.

Bu kişiler ileri yaşlara özel bazı durumlarla da karşı karşıyalar:

  • Dul ve boşanmış kişilerin çoğu yeniden flört etmeye başlıyor. HIV riski konusunun kendi yaş grupları için geçerli olmadığına inanarak bu konuya ilişkin gençler kadar farkındalıkları yüksek olmayabilir. Bu nedenle kendilerini korumayabilirler.
  • Hamile kalma endişesi kalmamış kadınlar prezervatif kullanımı ve güvenli seks konularına önem vermeyebilir. Vajinanın yaşa bağlı olarak incelmesi ve kuruluğu ileri yaşta kadınlar için HIV enfeksiyonu riskini artırmaktadır.
  • Ereksiyon bozuklukları için kullanılabilen ilaçlar ileri yaşta erkekler için seks yapmayı vajinal ve anal cinsel birleşmeyi mümkün kılmaktadır.
  • Doktorlarını daha sık ziyaret etseler de ileri yaştaki kişiler gençlere kıyasla doktorlarıyla cinsel alışkanlıklarını ve ilaç kullanımlarını konuşmak konusunda daha çekimser davranır.  Aynı zamanda doktorlar da ileri yaş hastalarına bu konuları sormayabilir.
  • “Damgalanmak”, hastalık, akraba ve arkadaşların kaybı gibi durumlar nedeniyle özellikle ileri yaştaki kişiler için hassas bir konudur. Böyle bir hastalıkla “damgalanmak” bir insanın hayat kalitesini olumsuz etkiler, kendine saygısını azaltır ve bu nedenle HIV ile ilgili tedavi isteme ve bu durumu başkalarıyla paylaşma konusunda çekimser kalınabilir.

HIV enfeksiyonu diğer hastalıklardan korunmayı zor hale getirebilir: İleri yaşlarda HIV, kalp ve damar hastalıkları, kemik erimesi ve bazı kanser türleri için daha yüksek risk anlamına gelir.

İleri yaş HIV hastaları ve bu hasta grubuna sağlık hizmeti veren kişiler bahsi geçen hastalıklara ve bu hastalıkların erken dönem belirtilerine karşı dikkatli olmalıdır. Aynı zamanda HIV tedavisi için kullanılan ilaçlar ile hipertansiyon, diyabet, yüksek kolesterol ve obezite gibi yaş ile alakalı durumlar için kullanılan ilaçlar arasındaki etkileşime de dikkat etmelidir.

HIV/AIDS in tedavisi var mı?

HIV/AIDS in tedavisi yoktur. Eğer enfekte olursanız, HIV virüsünü kontrol altında tutan ve vücuda yayılmasını yavaşlatan ilaçlar bulunmaktadır. HIV kronik bir hastalık haline gelmiştir.

Unutmayın, HIV/AIDS’e karşı kendinizi koruyabilirsiniz. Riskinizi azaltmak için şunları yapabilirsiniz:

  • Aktif bir cinsel hayatınız varsa, partnerinizle HIV/AIDS hakkında konuşun. Onun cinsel hayat ve ilaç geçmişini öğrenin ve partnerinizin HIV taşıyıp taşımadığına test yaptırarak emin olun.
  • Cinsel birleşme sırasında erkek ya da kadın prezervatiflerini kullanın.
  • İlaç enjeksiyonu için kullanılan iğne ve diğer ekipmanları başkalarıyla paylaşmayın.
  • Siz ya da partnerinizin ameliyat geçmişi var ise mutlaka test yaptırmalısınız.
  • Size ya da partnerinize 1978 ve 1985 yılları arasında kan transferi yapıldıysa test yaptırmalısınız.

Kaynak:
http://www.cdc.gov/hiv/basics/whatishiv.html
http://www.cdc.gov/hiv/group/age/olderamericans/index.html
https://www.nia.nih.gov/health/publication/hiv-aids-and-older-people#older

Yorum Yazın