Beden Sağlığı

Kanser tedavisinde yeni dönem: İmmünoterapi

Brenda Berchtold ve eşi

Bağışıklık sisteminin gücü kanser oluşumunu önlemede büyük bir rol oynuyor. Kanser, bağışıklık sisteminin kanser hücrelerine yenildiğini gösteren bir durum aslında…

4 Şubat Dünya Kanser Günü’nde, kanser istatistiklerine bakıldığında karşımıza çıkan tablo oldukça ciddi bir durumun varlığına işaret ediyor. Çünkü;

  • Her yıl dünya çapında 14.1 milyon insana kanser teşhisi konuluyor.
  • Her iki erkekten biri ve her üç kadından biri kanser teşhisi alıyor.
  • Yani her 4 saniyede bir kişi kanser olduğunu öğreniyor.
  • Dünyada kanser kaynaklı ölümlerin 2030 yılı itibariyle 2 kat artması bekleniyor.

Peki, Kanser nasıl oluşuyor?

Kanser oluşumu bağışıklık sisteminin kanser hücrelerini yok etme kapasitesini kaybetmesine bağlı olarak meydana geliyor. Bağışıklık sistemi 3 aşamada bu savaşı kaybediyor:

1. Elimine etme süreci

Bağışıklık sistemi kanser hücrelerini tespit ediyor ve onları yok ediyor. Böylelikle bu hücreler bir tümör gelişimine neden olmadan ve insanın sağlığını tehdit etmeden önce elimine edilebiliyor.

2. Denge durumu

Bağışıklık sistemi bazı kanser hücrelerini yok etmiş olsa da “daha az görünür” olan kanser hücreleri hayatına devam ediyor ve ikisi denge durumuna geçiyor.

3. Kaçış

Kalan kanser hücreleri bağışıklık sistemi zırhını aşıyor ve çoğalarak klinik olarak fark edilebilir tümörlere dönüşebiliyor. Bu aşamada bağışıklık sistemi kanser gelişimini kendi başına kontrol altında tutamıyor.

Kanserden korunma adına yapılması gerekenlerin çoğu, bağışıklık sisteminizi güçlü tutabilmeniz için öneriliyor olması bir tesadüf değil. Sağlıklı beslenmeniz, ideal kiloda olmanız, hareketli bir yaşam tarzı benimsemeniz, sigaradan uzak durmanız öncelikli olarak bağışıklık sisteminizi güçlü tutarak sizi kanserden koruyor.

Kanser tedavisinde günümüze kadar uygulanan başlıca yöntemler arasında lokalize, hedef dışı (direkt kanserli hücreyi hedeflemeyen) bir tedavi olan radyoterapi; sistemik (bütün vücutla ilgili) yine hedef dışı bir tedavi olan kemoterapi; lokalize ve hedefli (sadece kanserli hücrenin alınmasını hedefleyen) ameliyat olarak sıralanabiliyor.

 Screen Shot 2016-02-03 at 18.03.58

Yeni bir tedavi şekli olan immünoterapi, kanser tedavisinde yeni bir döneme işaret ediyor

Bağışıklık sisteminin içsel gücünü tetikleyerek kansere karşı savaşan kanser immünoterapi tedavisinin 1940’lı yılların sonunda geliştirilen ilk kemoterapi tedavisinden sonra en umut veren kanser tedavisi olduğu düşünülüyor.

Bağışıklık sisteminin olağanüstü gücü, hafıza kapasitesi, mükemmel özgüllüğü ve insan biyolojisinde oynadığı merkezi ve evrensel rol nedeniyle bu tedavilerde uzun süren remisyon (hastalık belirtilerinin söndüğü) dönemleri ve kanserden tam iyileşmeyi, hangi kanser türü olursa olsun tüm kanser hastaları için sağlayacak potansiyelin olduğu görülüyor.

İmmünoterapinin hedefi bağışıklık sistemine kanserle savaşında üstünlük kazandırmak ve ona kanser hücrelerini yok etme gücünü geri vermek olarak tanımlanıyor. Böylelikle: hastalar için tam ve kalıcı tedavinin mümkün olacağı ifade ediliyor.

İmmünoterapi bağışıklık sistemine;

Hedefi gösteriyor: Bağışıklık sistemine, antijen adı verilen kanser hedeflerini gösteriyor.

Aktive ediyor: Bağışıklık sistemine tehlike sinyallerini vererek, onu kanser hedeflerine yönelmesi için aktive ediyor.

Devamlılık sağlıyor: Baskılanan bağışıklığı iyileştirmek için ajanlar sunuyor.

Tedavi: Hedef odaklı, güçlü ve dayanıklı bağışıklık atağıyla, potansiyel olarak sonsuza kadar, kanser elimine ediliyor.

Kanser tedavisinde kullanılan radyasyon ve ilaç tedavileri kanser hücreleriyle birlikte sağlıklı hücreleri de yok edebilirken; hastanın kendi bağışıklık sistemini harekete geçiren immünoterapi, sağlıklı hücrelere dokunmadan, sadece kanserli hücrelere müdahale ediyor.

İmmünoterapi klinik çalışmalarına katılan kanser hastası anlatıyor:

Brenda Berchtold ve eşi

Brenda Berchtold ve eşi

51 yaşındaki Brenda Berchtold’a kanser teşhisi evlendikten 3 sene sonra, 1986 yılında koyuldu. Sağ memesinde ufak bir şişlik hissettiğinde ve biyopsi sonucunda üçlü-negatif meme kanseri olduğunu öğrendiğinde henüz 22 yaşındaydı. O yıllarda tedavi seçenekleri sınırlıydı: ameliyat, radyasyon ve kemoterapi altın standartlardı. Öncelikle radikal lampektomi ameliyatı oldu ve radyasyon tedavisi gördü. Böylelikle 7 sene boyunca kansersiz bir hayat sürebildi. Sonra kanserin aynı alanda tekrar ortaya çıktığını öğrendi. Bunun üzerine kemoterapi tedavisi aldı.

Berchtold, kemoterapide saçlarını kaybetti ve tedavi süresince hiç iyi hissetmedi. Hastalık sürekli nüksettiği için tedavinin sürekli tekrarlanması gerekti. Kemoterapinin artık kendisi için bir çare olmadığını anladığı bir noktada Johns Hopkins Hastanesi’nde immünoterapi tedavisi klinik çalışmalarına katılmayı kabul etti. Doktoru Leisha Emens ona bu tedavinin T hücrelerinin kanseri yok etmesine yardımcı olacağını anlattı. İki dozdan sonra tümörde yüzde 70 oranında küçülme elde edildi. Ve iyileşmeyle Berchtold ilacı bırakabildi.

Kanserin başka bir bölgede, sol tarafında lenf nodülünde görülmesi üzerine tekrar tedavisine başlanan Berchtold bu agresiflikte bir kanser türünde bile yüzde 63 oranında bir küçülmenin sağlandığını söyledi. Tedavinin kemoterapiden daha iyi olduğunu dile getiren Berchtold tedavi yan etkilerini şu sözlerle anlattı: “Tedavi kemoterapiden yüzde 90 oranında daha rahat. Saçınızı kaybetmiyorsunuz. Tedavi sırasında daha fazla enerjiniz oluyor. Mide bulantısı yaşamıyorsunuz. Hafif bir yorgunluk oluyor. Tek yan etkisi tiroit ile alakalı oldu. Bunun için de bir ilaç alıyorum. John Hopkins’e gidiyorum, yarım saat tedavimi alıyorum ve hayatıma devam ediyorum.”

Kemoterapinin yan etkilerini yaşamaya gerek kalmadan kanserin tam anlamıyla tedavisinin mümkün olması artık çok uzakta bir hayal değil.

Ancak en yeni tedavi yöntemlerinde bile düzenli tarama programları ile kanserde erken tanının ne kadar hayati bir önemde olduğunu unutmamak gerekiyor.


Kaynak:
cancerresearch.org/cancer-immunotherapy/what-is-cancer-immunotherapy
cancerresearch.org/our-strategy-impact/people-behind-the-progress/patients/brenda-berchtold

Yorum Yazın