Güçlü Zihin

Nerede yanlış yapıyorum?

shutterstock_93866650
Şebnem Dural

Yalnız hissetmeniz ne sizin ne de başka insanların suçu. Yalnızlık, herkesin hayatının bir noktasında karşılaşabileceği insani bir histir sadece.

Yalnızlık hissi başladığında çoğumuz içinden çıkamayacağımızı düşünüp bu döngüden kurtulmak için “elimizden gelen” her şeyi yaptığımıza inanabiliyoruz. Belki de mutluluğa ulaşma amacıyla aynı aktiviteleri sayısız defa tekrarlamış bile olabiliriz; her defasında bize farklı sonuçlar vereceğine gönülden inanarak. Albert Einstein’ın çok güzel ve anlamlı bir sözü vardır, şöyle der: ”Çıldırmak, aynı şeyi üst üste sürekli tekrarlayarak farklı bir sonuç beklemektir.” Ne yazık ki insanlığın en büyük problemlerinden biri de budur; değişime çok açık olmayan, değiştirmekte zorlandığımız rutinlerimiz var ve bu yüzden monotonluğun hayatımıza girmesi de oldukça kolay olabiliyor.

Hayata bir şans vermeliyiz çünkü sizi temin ederim ki hayatı seversek ve kendimizi var olmaktan çok yaşamaya verirsek, hayat bize dört elle sarılır!

“Mutluluk” – Onu nerede buldun? Ben onu her yerde arıyordum. – Kendim yarattım.

Aklımızı ve kalbimizi açarak, günlerimizi hatırlanacak ve her sabahımızı bu hayata uyanmamıza değer hale getirecek bir dünya yaratmamız gerekiyor kendinize.


Aslında hepimizin istediğimiz kişiler olabilmesi için gerekli olan içerik mevcuttur o da kendimiz olabilmektir ve içimizdeki iyiliği ve pozitif düşünceyi besleyebilmekten geçer.

 Hepimizin içinde; pozitiflik, negatiflik, üzüntü, sinir, heyecan, korku, vb. hisler vardır. Hepimizin DNA’sında bu hisler ve bu bakış açıları mevcuttur. Fakat tanıştığımız herkes hayatlarında edindikleri tecrübelerden, onları büyüten ailelerden ve hayatlarındaki yapmış oldukları seçimlerden ve bakış açılarından dolayı farklılıklar gösterir. Kendi anneannemden bir örnek vermek istiyorum. Anneannem bana bir insanın hayatında her zaman iki farklı tohum vardır der. Bu tohumlardan birisi mutluluk ve diğeri ise üzüntüdür. Bu iki tohumdan birini seçerek sulamamız gerektiğini, seçtiğimiz tohumu suladığımız zaman tohumun gün geçtikçe büyüyeceğini, daha canlı renklere ve çok daha kuvvetli köklere sahip olacağını söyler. Bu yüzden seçimimizi yapmadan önce çok iyi düşünmeliyiz çünkü seçtiğimiz tohum, bizim benliğimizde en çok hissettiğimiz duygu olacaktır…


Kaynak:
Wince, Guy. Emotional First Aid: Healing Rejection, Guilt, Failure, and Other Everyday Hurts. New York: Plume, 2014. Print.
pinterest.com/pin/457256168387798420/
newhartfordschools.org/nugent
pinterest.com/pin/359162139010643292/
crosswalk.com/family/parenting/watering-seeds-and-waiting-for-fruit.html

Yorum Yazın