Beden Sağlığı

Osteoporoz’a (Kemik Erimesi) karşı önlem çocukluk döneminden itibaren alınmalı

osteoporosis-1

Osteoporoz Dosyası

Bir ileri yaş hastalığı olarak bilinse de; osteoporoz (kemik erimesi) hastalığının temeli erken dönem çocukluk yıllarında ve ergenlik döneminde atılmaktadır. 20 Ekim Dünya Osteoporoz Günü’nde ileri yaşlarda daha sağlıklı ve güçlü kemik yapısına sahip olmak için çocukluk çağından itibaren neler yapılması gerektiğini anlattık; bu hastalığı tüm yönleriyle ele aldık.

Osteoporoz (Kemik Erimesi ) Nedir?

Osteoporoz, kemiklerin derece derece incelmesi ve güçsüzleşmesi, bu nedenle kolaylıkla kırılır hale gelmesini ifade eden bir hastalıktır.

Her yıl osteoporoz kaynaklı 2 milyon kırık meydana gelmektedir.

Vücutta bulunan tüm kemiklerin hastalıktan etkilenmesi mümkün olsa da, kırılmaya en meyilli bölgeler omurga, kalça ve bilek kemikleridir. Özellikle ileri yaşlarda yaşanabilen kalça kemiği kırıkları tehlikelidir çünkü bu kırıkların iyileşmesi için ihtiyaç duyulan iyileşme süreci, ölümcül sonuçlar doğurabilecek kan pıhtısı oluşumuna ya da akciğer iltihaplanmasına yol açabilir.

Osteoporozdan etkilenenlerin yüzde 80’i kadındır. Uzmanlar kadınların daha çok etkilenmesinin sebebinin kemiklerinin daha hafif ve daha az yoğunlukta olması ve özellikle menopoz sonrasında yaşanan hormonal değişimler nedeniyle artan bir şekilde kemik yoğunluğu kaybı yaşamalarına bağlamaktadır.

Osteoporoz (Kemik Erimesi) neden kaynaklanır?

Osteoporozun kesin nedeni bilinmese de, oluşma süreci çok iyi bilinmektedir. Kemikte mineral depolama süreci anne karnında başlar, kemik mineral içeriği doğumdan itibaren yetişkinlik dönemine kadar 40 kat oranında artar. Hayatın başında, kemiklerin yenilenmesi olarak bilinen süreçte, kemikler sürekli olarak yıkılıp yeniden yapılanır. 20 li yaşların sonunda kemik yoğunluğu en tepe noktaya ulaşır.

Kemik yıkımını telafi edecek düzeyde kemik yenilenmesinin yaşanmaması anlamına gelen kemik kaybı genel olarak 30 lu yaşların ortasında başlar. Kemikler – onları sert ve güçlü yapan- kalsiyum kaybıyla karşı karşıya kalır. Daha az kemik dokusu yeniden yapılanabilir ve sonuç olarak kemikler incelir.

princ_rm_photo_of_stages_of_osteoporosis

Kadınlar için kemik yoğunluğu kaybı menopozdan sonraki ilk 5 – 7 sene boyunca hızlanır ve sonra tekrar yavaşlar. Bilim adamları, menopoz sonrası hızla artan kemik kaybının, kemiklerdeki kalsiyumu koruyan östrojen üretiminin düşmesinden kaynaklandığını düşünüyor.

Kemik yoğunluğu kaybının bir kısmı yaşlanma sürecinin doğal bir parçası olsa da bazı kadınlarda osteoporoz ile ilişkili çok delikli kemikler ve kırıklar oluşma riski daha yüksektir. İnce ya da minyon kadınlarda risk daha fazladır. Sigara içen ya da fazla alkol tüketen ya da hareketsiz bir yaşam tarzı olan kadınlar da risk altındadır. Ailesinde kalça kırığı öyküsü olan kadınlar ve özellikle 40 yaşından önce yumurtalıkları alınmış kadınlarda da osteoporoz görülme olasılığı daha yüksektir.

Böbrek hastalığı, cushing sendromu ve aşırı aktif tiroid ya da paratiroid gibi bazı sağlık sorunları da kemik yoğunluğunun azalmasını arttırarak osteoporoza yol açabilir. Kortikosteriodler de kemik kaybını artırabilir. İnme ilaçları ve felç ya da hastalık nedeniyle uzun süre hareketsiz kalmak da kemik kaybına neden olabilir.

Osteoporoz’dan (Kemik erimesinden) korunma ve tedavi

Osteoporoz’a karşı önlem bebeklik yaşlarından itibaren alınmalıdır. Bu nedenle anne ve babalar; çocuklarının kemik sağlığına önem göstermelidir.

Ailelerin yapması ve dikkat etmesi gerekenler şu şekilde sıralanabilir:

  • Bebekler için birincil beslenme kaynağı anne sütü olmalı – eğer anne sütü elde edilemiyorsa bebek maması tercih edilmelidir. Bir yaşından sonra günlük kalsiyum kaynağı süt ve diğer süt ürünleri olmalıdır.
  • Özellikle kemikleri sıklıkla kırılan ya da azalan kemik mineral yoğunluğu ile bağlantılı hastalıkları olan çocuklarda Vitamin D yetmezliği taraması yapılmalıdır.
  • Çocukların, yürümek, koşmak ve dans etmek gibi ağırlık kazandıran ve dolayısıyla kemik sağlığını güçlendiren egzersizlere katılmaları sağlanmalıdır.
  • Sağlıklı çocuklarda kalsiyum desteğine gerek görülmese de; beslenmede kalsiyum alımı arttırılmalıdır.

bottle-and-glass-of-milk

Yetişkin ve ileri yaşlarda Osteoporoz riskini ve/ya da kırıkların oluşum riskini azaltan koruyucu hayat tarzı değişiklikleri ve doğru ilaç tedavileri kemik kaybına karşı kişiyi koruyabilir ve sağlıklı kemik mineralizasyonu sağlayabilir.

Sağlıklı kemik mineral yoğunluğunu sağlayan ve kırıkları önleyici hayat değişiklikleri şu şekilde sıralanabilir:

  • Yeterli düzeyde kalsiyum alınmalıdır. Kalsiyumdan zengin besinler tüketilmeli ya da kalsiyum takviyesi alınmalıdır.
  • Yeterli düzeyde D Vitamini alınmalıdır. D vitamininin yalnızca yüzde 20’si besinler aracılığıyla alınır. Bu nedenle yalnızca beslenme yoluyla vücudun ihtiyaç duyduğu miktarın tamamlanması zordur. D vitamini; balık yağı, somon ton balığı, istiridye, yumurta sarısı, peynir ve tereyağı gibi besinlerde bulunur. Gıda yoluyla alınsa bile, D vitamininin yararlı olabilmesi için vücut tarafından değişime uğratılması gerekir. D vitamini, güneş ışınlarının etkisiyle deride oluşur. Günlük D vitamini gereksinimi; kollar, bacaklar ve yüzün 20 dakika gün ışığına maruz kalmasıyla karşılanabilir. Gerekli güneş ışığı miktarı, kişini yaşı, deri rengi, maruziyet süresi ve varsa diğer tıbbi sorunlara göre değişir.
  • Sigara bırakılmalıdır. (Sigara yeni kemik gelişimini azaltır ve kadınlarda östrojen seviyesini düşürür.)
  • Alkol ölçülü kullanılmalıdır.
  • Egzersiz yapılmalı – ağırlık kazandırıcı egzersizleri tercih edilmelidir. Yürüyüş yapmak kemik sağlığı için çok önemlidir ve kas gücünü arttırır. Yoga da postür sağlığı ve denge kazandırdığı için düşmeleri dolayısıyla kırıkları azaltıcı bir egzersizdir.

BQOQHRNCP0

Osteoporoz’a (Kemik Erimesine) Bağlı Kırıklar Önlenmelidir

Osteoporozda ilaç tedavisi ve kalsiyum desteği tedavisi önemli olsa da; kemik kırıklarını önlemek için gerekli tedbirler mutlaka alınmalıdır. Kırık kemikler acı ve rahatsızlık verici olmanın ötesinde genel sağlık üstünde kalıcı etkiler bırakabilir.

Osteoporoz hastalığı olan bireylerin, kırıkları önlemek için yapması gereken 6 madde şu şekilde sıralanabilir:

Madde 1: Denge ve Güç kazanmak için egzersiz yapın

Rahat bir koltukta gün boyu oturmak kemik sağlığını korumak için en ideal yöntem gibi görünse de aslında egzersiz yapıp, hareket etmek kişiyi kemik kırıklarından koruyacaktır. Fiziksel aktivite refleksleri keskinleştirir; kemik ve kasları güçlü tutar. Denge, hiç hareket etmeyen ve sürekli yatan birinden daha iyi korunabilir. Böylelikle düşmeye bağlı kırıklar azalır. Uzmanlar yürüyüş gibi ağırlık kazandıran egzersizleri; ağırlık kaldırma gibi direnç egzersizlerini ve yoga/tai chi gibi esneklik ve denge kazandıran egzersizlerin yapılmasını önermektedir. Ancak herhangi bir egzersiz programına başlamadan önce mutlaka doktora başvurulması gerekir.

Madde 2: İhtiyatlı Hareket Edin

Ayakkabıların, modaya uygunluğundan ziyade, düşme riskini azaltması önemlidir. Ayağı destekleyen kısa topuklu, lastik tabanlı (deri tabanlı değil) ayakkabılar tercih edilmelidir. Spor ayakkabıları, düşmeye neden olabileceğinden ipli olmamalıdır. Ev içinde de ayakkabılar giyilmelidir. Evde terlik ve çorapla dolaşmak kayıp düşme riskini artıracaktır. Yağmur ya da kar yağdığında mümkünse çim üzerinde yürünmelidir.

Madde 3: Kullandığınız ilaçların sizi nasıl etkilediğinin farkında olun

Yaşlandıkça günlük olarak alınması gereken ilaçlar olabilir. Tüm ilaçların yan etkileri vardır. Bazı ilaçlar baş dönmesi ve denge sorunları gibi yan etkiler yaratarak düşme riskini artırabilir. Bu risklere rağmen bu ilaçlara ihtiyaç olduğu söz konusu olduğuna göre doktor ile bu konu konuşulmalıdır. Doktor ilaçların dozunu değiştirebilir ya da düşme riskinizi azaltan başka ilaçlar önerebilir. Alkol kullanımının düşme riskini çok arttırdığı unutulmamalıdır.

Madde 4: Işığınızı arttırın

Yaşlandıkça görme yetisi eskisi kadar keskin olmaz. Bu bazen katarakt gibi tedavi edilebilir hastalıklardan kaynaklı olsa da çoğu zaman kontrol edilemeyen doğal, fiziksel değişimlerin bir sonucudur. Bu nedenle ev mümkün olduğunca aydınlatılmalıdır. Her odada tepe ışığı lambası bulundurulmalıdır. Böylelikle karanlıkta ışık düğmesini aramak zorunda kalınmayacaktır. Yatak odası, banyo ve bu odaları bağlayan koridorlarda gece lambaları kullanılmalıdır.

Screen Shot 2015-10-20 at 11.44.08

Madde 5: “Düşmeye Karşı Dayanıklı” Ev Yaratın

Ev düşmelere karşı daha korunaklı hale getirilmelidir. Dağınıklığa izin verilmemeli; yer halıyla kaplatılmalı; elektik ve telefon kabloları yerde olmamalı, banyo ve duş tabanında kaymayı önleyecek lastik matlardan bulundurulmalıdır.

Madde 6: Diğer sağlık sorunlarınızı tedavi edin

Birçok kronik hastalık ve sağlık sorunu yaşlandıkça daha sık görülmeye başlar. Bu hastalıklardan bazıları kişinin gücünü ya da fiziksel işlevlerini etkileyerek düşme riskini arttırır. Bu problemlerden bazılarının farkında olunmayabilir. Bu nedenle düzenli check-up yaptırmalı, kontroller ihmal edilmemelidir.


Kaynak:
http://www.webmd.com/women/guide/understanding-osteoporosis-basics
http://www.medicalnewstoday.com/articles/283174.php
http://www.webmd.com/osteoporosis/features/fractures

 

Yorum Yazın

1 Yorum