Güçlü Zihin Olmazsa Olmazlar

Radikal Kabullenme

The-Power-of-Letting-Go-of-What-People-Think-of-You-1000x675
Şebnem Dural

Hepimizin hayatında, bilgimiz ve kontrolümüz dışında, endişe duymamıza ve korkmamıza neden olan, üzerinde hakimiyet kuramadığımız anlar ve olaylar gerçekleşiyor. Bu yüzden radikal kabullenme oldukça büyük önem taşıyor. Radikal kabullenme, hayatı kabul etmek ve değiştirilemeyecek şeylere karşı çıkmamaya çalışmaktır. Radikal kabullenme, var olan yaşama herhangi bir yargı veya hüküm olmaksızın tüm saflığıyla, gerçekliğiyle, iyisiyle ve kötüsüyle “evet” demektir.

Hiçbir hükmümüzün olmadığı konuları sürekli kafamıza takmak hem özgüvenimizin hem de isteğimizin düşmesine neden olur. İşte tam da bu noktada kendimizi, oluşan kaosun içerisinden çıkarıp daha sakin ve mutlu bir yere götürecek bir yol keşfetmek gerekiyor. Bu gerçekliği kabullenme ile başlar. Bir diğer deyişle durumu benimsemek ve mevcut andaki kaderimizi kabul etmek ile gelişir. Gerçekliği kabullenme sayesinde de büyük resmi görebiliriz; kendimizi olduğumuz gibi kabul etmeyi öğreniriz.

Bazen üstesinden gelemeyeceğimiz veya değiştiremeyeceğimiz sorunlarımızın olduğunu unutuyoruz. Belki de kendimize çok sert davranıyoruz. Kendimize olan ve aşırıya kaçan tutumumuz; kötümser, negatif veya başarısız olmak istemememizden dolayı da kaynaklanıyor olabilir. Üzerinde yetkimiz olan konuların sadece kendimiz ile alakalı olduğunu artık öğrenmemiz lazım. Değişim yapmaya çalışacağımız şeyler kendi hedeflerimiz, kendi davranış tarzımız, kendi tavrımız, başkalarına ve kendimize yardım etme şekillerimiz, kendi düşüncelerimiz olmalı. Gördüğünüz gibi az önce verdiğim örneklerin hepsinde ortak bir kelime var, ‘kendi.’

Bu konu ile ilgili yazar ve yaşam koçu olan Dr. Steve Maraboli’nin güzel bir söylemi var; “Üzerinde kontrol sahibi olmadığınız bir şey için çabalamaktansa, gerçekten kontrol edebileceğiniz şeylere yönelmeye karar verdiğiniz zaman hayatınızda inanılmaz değişimler gerçekleşecek.”

Artık varlığımızdan ve enerjimizden bir şeyler eksilten konuları hayatımıza sokmaya bir son vermemiz gerekiyor. Zaten kendi pişmanlıklarımız, kendi değişimlerimiz, kendi yenilgilerimiz ve mücadele edeceğimiz savaşlarımız var. Neden yürüdüğümüz yolu olduğundan daha zor bir hale getirelim ki. Bu yüzden hayatınızı daha sakin hale getirin; savaşın kurallarını siz değiştirin. Göze aldığınız hareketlerinizi ve katlanmak zorunda kaldığınız üzüntülerinizi yaşamaya değer kılın. Daha da önemlisi mücadelenizi, savaşmaya değer kılın…

Son olarak, Shannon L. Alder’ın şöyle bir sözü ile yazımızı bitirelim; “Mücadele vereceğiniz savaşlar, başkalarının sözleri veya eylemleri sayesinde gerçekleşmez; o mücadeleye önem veren akıl sayesinde gerçekleşir.”

Yorum Yazın