Olmazsa Olmazlar

Renee Zellweger Yaş Almak, Güzellik ve Güç hakkında Konuşuyor

featuredimage-3-720x255

Oscar ödüllü oyuncu Renee Zellweger yakın zamanda bir Hollywood Muhabiri ile oturup beklenen filmindeki en sevilen rolü hakkında geniş çaplı bir röportaj verdi. “Bridget Jones’un Bebeği” adlı filmi 16 Eylül tarihinde sinemalardaki yerini aldı. Serinin üçüncüsü olacak filmi Sharon Maguire yönetiyor (İlk filmi de Maguire yönetmişti). Bu filmin bir diğer önemli noktası ise Zellweger’i altı yıllık bir aradan sonra, veya kendi deyişiyle gözden uzak geçirdiği zamandan sonra tekrar oyunculuğa döndürüyor olması.

Açıklaması ise şu şekilde: “Büyümek istedim. Eğer farklı şeyler keşfetmezseniz 20 yıl sonra bir bakmışsınız hayatı boyunca sadece çalıştığı karakterlerden bir şeyler öğrenebilmiş aynı kişisiniz. Büyümeniz ve gelişmeniz gerekli!”

Sahnelerden uzak olduğu dönemde ise Zellweger bir başka tutkusunun peşinden gitmiş: Senaryo yazmak. UCLA’da aldığı dersler sonrasında ve profesörlerinden biriyle birlikte bir televizyon dizisinin yazarlığını yaptıktan sonra ikili bu alanda kalmaya karar vermiş. Ancak dizi bir noktadan sonra yayından kalktı. Dizi 1960 Los Angeles’ında bir grup genç söz yazarını konu alıyordu.

“Chicago” filminin yıldızı bu konu ile ilgili ise; “Yazmak her zaman hayatımın bir parçası olmuştur. Bunun uğruna da elimden geleni yapıyorum çünkü beni mutlu ediyor.” Ancak Zellweger kendisi gibi pek çok kadın da sahne arkasında görev almak istediğini fark etmiş. Ve şunları dile getiriyor, “Artık pek çok kadın yaratıcı taraflarını ortaya çıkarmaya çalışıyor -yazmak, yönetmek ve üretmek. Pek çok kız arkadaşım bir konuda işe yarayacak elle tutulur materyaller üretmek istiyor.”

Hollywood’da yaş almak hakkındaki soruya ise Zellweger şu cevabı veriyor; “Bir kadının olgunlaşmasını asla olumsuz bir şey olarak görmedim.” Sonrasında detaylandırarak, “Bir kadının kendisinin çok daha güçlü bir haline geçişini asla olumsuz bir şey olarak görmedim.” açıklıyor.

Bu özgüvenli ve anlayışlı cevabı gerçektende çok sevdik. Ancak Zellweger bu tarz sorular sorulmasını sevmiyor. Yaş alma sürecinin güzelliklerinden bahsettikten sonra Zellweger şunları söylüyor; “Sorunu ölümsüzleştiren neden de işte tam bu konuşma. Neden sürekli kadınların nasıl göründüğünden bahsediyoruz? Neden güzelliği katkının üzerinde tutuyoruz?”

Çoğumuz her ne kadar bu bahsi kapamak istesekte Zellweger’in bahsettiği bu çifte standart ve kadın oyuncuların 40’lı yaşlarına geldikten sonra ekranlardan kaybolması aslında bir gerçek.

Dr. Martha Lauzen’in yaptığı araştırma, 2015’de en çok kazanç sağlayan 100 filmde 40 yaşının üzerindeki erkek oyuncular erkek oyuncu toplamının yüzde 54’ünü oluşturduğunu, 40 yaş üstü kadınlar ise kadın oyuncu toplamının sadece yüzde 34’ünü oluşturduğunu ortaya çıkardı. Ortada neredeyse yüzde 20’lik bir fark mevcut. Lauzen’in bu konuda yazdıkları ise şu şekilde, “50’li yaşlarına olan erkek karakterlerin yüzdesi (yüzde 17), 50’li yaşlarındaki kadın karakterlerin yüzdesinden (yüzde 9) neredeyse iki kat fazla. Bu yüzden biz Kadın ve Hollywood olarak endüstride yaş almanın nasıl bir şey olduğunu sormanın önemli olduğuna inanıyoruz, çünkü Hollywood’da oldukça az kadın oyuncu gerçekten burada yaş alıp çalışmaya devam edebiliyor. Dünyada sadece genç kızlar yok – ve artık film endüstrisininde bunun farkına varma zamanı geldi de geçiyor.

Bir diğer oscar ödülle oyuncu Sally Field, bu konuda, “Kadınlar için rol yazmadıkları gibi… kesinlikle yaş almış ve renkli kadınlar için hiç bir şekilde rol yazmıyorlar.” açıklamasını yapıyor. Bu yıl sinemalara gelen “Benim Adım Doris” adlı film, Field’ın neredeyse 20 yıldır ilk kez başrol olduğu yapım. Bu örnekte ileri yaştaki kadın oyuncuların neredeyse hiç başrol alamadıklarının da kanıtı.

Tüm bunlar göz önüne alınırsa, yakın zamanda dış görünüşüne aldığı inanılmaz ilgiden ötürü  Zellweger’in neden konuyu değiştirmeye çalıştığı anlaşılabilir.

Kaynak:

blog.womenandhollywood

Yorum Yazın