İlham Kütüphanesi Yaşanmışlıklar

Saçlarını Kaybetmek

Advice-and-Options-for-Chemotherapy-Hair-Loss
Güler Güner

Kemoterapi tedavisi olacağımı duyduğumda aklıma gelen ilk şey saçlarımın dökülecek olmasıydı. Neredeyse belime kadar gelen uzun ve gür saçlarım vardı. Bir anda onları kaybedecek olma fikri başımdan aşağı kaynar suların boşalmasına sebep oldu. Aslında o anda sağlığım için düşünmem gereken başka bir sürü şey olmasına rağmen bu konuya takılmam sanırım bir türlü savunma mekanizmasıydı. Zihnim daha ciddi olan bir çok soruna takılmak yerine saçlarıma takılmayı seçmişti. Saçların kadınlar için çok önemli bir güzellik unsuru ve saçları kaybedecek olmanın bu tedavi sürecinde yaşanan en büyük travmalardan biri olduğunu düşünürsek pek de haksız sayılmazmışım Aslında o anda estetik amaçlı endişelerim nedeniyle verdiğim tepkinin ve üzüntünün yanında belki de geri planda olan ama beni daha derinden üzen kısmı çocuklarımın beni saçsız olarak gördükleri zaman nasıl tepki verecekleriydi. Eşim beni beğenmeyecek, çocuklarım nasıl tepki verecek, ailem çok üzülecek, insanlar yolda tuhaf tuhaf bana bakacaklar diye endişelenip ağlıyordum. Yaşadığım korku boş yere kendimi üzmeme sebep oluyordu.

Tedaviye başlamadan önce saçlarıma son kez güzel bir fön çektirdim ve çocuklarım ile birlikte bir fotoğraf stüdyosuna gidip bol bol fotoğraf çektirdik. Hemşireler, birinci kemoterapi tedavisinden yaklaşık 10-15 gün sonra saçlarımın dökülmeye başlayacağını söylemişlerdi. Ben de tedaviye başlamadan önce hemen peruk siparişimi verdim. Bana tavsiye edilen merkezde kişilerin kafalarının ölçülerine göre özel hazırlanan ve saçlarını bağışlayan kişilerin saç tellerinden yapılan bir peruk olduğundan bahsetmişlerdi. Bu peruk özel bir yapıştırıcı kullanılarak deriye yapıştırılıyor ve 3 hafta boyunca rahatlıkla kullanılabiliyor hatta denize girip duş bile alabiliyorsunuz.

Ben saçlarımın dökülmesini beklemek istemedim ve peruk taktıracağım yere giderek saçlarımı kazıtmaya karar verdim. Beni bir odaya aldılar, aynanın karşısında bir koltuğa oturdum. Kalbim yerinden çıkacak gibi atıyordu, kafamdan geçen düşüncelerin hızına erişemiyordum. Son derece tatlı bir bayan odaya girdi ve bana “merak etmeyin bu işi sizi hiç üzmeden halledeceğiz” dedi. Aynanın üzerindeki stor perdeyi indirdi, artık kendimi göremiyordum. Sonra saçlarımı tutam tutam kazımaya başladı, her kazıdığı tutamı daha sonra postiş olarak kullanabilmem için paket lastiği ile tutturuyordu. Yaklaşık yarım saat içinde tüm saçlarım kazınmıştı. Kazıdığı saçlarımı özenle bir kutuya yerleştirdi ve bana verdi. Saçlarımın bu kadar ağırlık yaptığını bilmiyordum, sanki kafamdan kilolarca ağırlık kalkmıştı ve ben inanılmaz hafif hissediyordum kendimi. Ellerimi başıma götürdüm ve asker traşı edilmiş saçlarımı hissetmeye çalıştım. Gerçekten kendimi o halde görmek istemiyordum, iyi ki o stor perde varmış diye düşündüm. Bir ara odada yalnız kaldım, acaba storu kaldırıp baksam mı diye düşündüm sonra vazgeçtim, kendimi zorlamamanın daha iyi olacağına kanaat getirmiştim. Kafamı sağa sola sallayıp ne kadar hafif olduğuna inanamıyordum. Bu durumda bile kendimi eğlendirecek bir şey bulmuştum

Gerçekten de bu işlem kolaylıkla bitti. Bir stor perdenin nelere kadir olduğunu görmüş oldum. O perde sayesinde eğer seyretseydim hafızama kazınacak o görüntülerden kurtulmuştum. Peruğumun rengi benim saçıma o kadar benziyordu ki gören hiç kimse peruk olduğunu anlamadı, ben de birkaç kişi hariç kimseye söylemedim. Yaklaşık 6 ay kullandım bu peruğu sonra büyük bir cesaretle çıkardım ve minicik saçlarımla özgür bir biçimde dolaşmaya başladım. Çocuklarımın ve etrafımdakilerin tepkisi hiç de korktuğum gibi olmadı. Çok kısa bir sürede eskisinden daha gür ve sağlıklı olarak saçlarım uzadı ve aslında ne kadar boş yere kendimi üzdüğümü anladım. Sağlığıma kavuşmak saçlarımdan çok daha önemliydi…

Bu yöntemi bulan ve saçlarını bağışlayan iyi yürekli kişilere buradan teşekkür etmek istiyorum. Sonra ben de kazıttığım saçlarımı peruk yapılması için bağışladım ve bundan çok büyük manevi haz duydum.

Sevgi ile kalın.

 

Yorum Yazın

1 Yorum

  • Sevgili Güler Güner,

    Geçmiş ve geride kalmış olsun hastalığınız.
    Tedavi sürecinin en travmatik yanlarından biri olan saç dökülmesi kısmını gittiğiniz
    sayesinde daha rahat atlatmışsınız.
    O saç merkezinin ismini de paylaşırsanız çok yararlı olur diye düşünüyorum.

    Sevgiler tekrar, sağlıklı günler’