İlham Kütüphanesi

Sanat ve Bilimde İleri Yaş ve Yaratıcılık

picasso7

Yaratıcılık hakkında en yaygın ve katı mitlerden biri onun gençlere ait bir alan olduğu fikridir. Yaş almaya dair popüler görüşler hakkında yapılan bir ankette psikolog Dean Simonton, en dikkat çeken hususun “Yaratıcılığın gençliğe tanınan bir ayrıcalık olduğunun düşünülmesi ve yaş almanın yenilik üretmenin ve bu yeniliği kabul etme kapasitesinin azalması anlamına geldiğinin düşünülmesi” olduğunu söyledi.

Bu yanlış algı sadece halka ait değil, Simonton ve onun gibi birçok psikolog tarafından da bu görüş paylaşılıyor. Yaş ve başarı arasındaki ilişkiye dair hazırlanan en iddialı ampirik çalışmada, psikolog Harvey Lehman 1953 tarihinde şu sonuca ulaştı “dahilik yetişkinlik yıllarının tamamına eşit düzeyde işlemiyor. Üstün yaratıcılık 30 lu yaşlarda en maksimum tepe noktaya çıkıyor ve sonra yavaş yavaş düşüyor. Lehman ileri yaşların bilge yaşlar olduğunu kabul ediyor ancak bu özellikler yaratıcılıkla ilişkili görülmüyor çünkü “bir durumun yeni bir bakış açısı gerektirdiği durumlarda, ileri yaştaki kişiler katı ve tek yönlü davranıyor.” Lehman’nın çalışması 60 yıl önce yapılmış olsa da, çalışmanın sonuçları çağımızın psikologları tarafından ters yüz edilmedi. Simonton’un kelimeleriyle günümüzün psikologlarının söylemi “yaratıcılık erken ya da orta yetişkinlik döneminde en yüksek noktaya çıkıyor” olmaya devam ediyor.

Charles Darwin

Charles Darwin

Daha fazla bilgiye sahip olmak ve buna bağlı gelişen sabit düşünce alışkanlıkları kavramsal yeniliği sınırlandırıyor. Bunun nedenlerinden biri, bu alışkanlıkların kavramsal yaratıcılıkla karakterize edilen radikal sadeleştirme yeteneğininin engellemesi olarak görülüyor: Nobel ödüllü fizikçi Louis de Broglie Albert Einstein’in erken dönem buluşlarını “ Zor soruların komplike labirentlerinin içinde yeni ve basit olan fikri tek bakışta kavrama yeteneğine sahip orijinal ve dahi bir zihin… aniden daha önce karanlığın hükmettiği bir yere netlik ve ışık getiriyor” sözleriyle anlatıyor.

Bir diğer neden ise aşırı bilgi ve sabit düşüncenin bir dahide genç yaşlarda görünen aşırı özgüvenini zamanla aşındırmasıdır: yani Orson Welles’e 45 yaşındayken Yurttaş Kane i 26 yaşında çekme özgüvenini nereden bulduğu sorulduğunda verdiği cevap şu: “Cahillik, cahillik, kör cahillik – biliyorsunuz cahillik kadar özgüven kazandıran başka bir şey yok. Bir meslek hakkında bir şeyler bilindiğinde biraz çekingen ya da dikkatli olunuyor.” Ancak aynı şey empatik olarak deneysel yenilikler için geçerli değil.

1904 yılında 65 yaşındaki Paul Cezanne bir arkadaşına şunları yazdı:

Mektubunda sanatımla ilgili başarılarımdan bahsediyorsun. Her gün daha fazlasına eriştiğime inanıyorum, biraz ter dökerek olsa da… Çünkü doğaya karşı güçlü duygular – ve bende ondan kesinlikle canlı bir şekilde var – tüm sanatsal kavrayışın en gerekli temeli… duygumuzu aktarabileceğimiz araçları bilmemiz de aynı düzeyde önemli ve bu da çok uzun bir tecrübeden sonra elde edilebiliyor.

62 yaşındayken Charles Darwin en küçük oğluna yazdığı mektupta onu üniversite çalışmaları konusunda yüreklendiriyordu. Oğlan çok başarılı bir öğrenci değildi ve Darwin kendisi de okulda parlamamış biri olarak, net olarak oğluyla kendini özdeşleştiriyordu. Mektubunda yeniliğin sadece zekaya bağlı olmadığını vurguladı:

Dün akşam bir adamın beklenmeyen şeyler keşfetmesini sağlayan nedenleri düşündüm; ve bu çok kafa karıştıran bir problem. Çok zeki olan bir çok adam – kaşiflerden daha zeki oldukları halde- hiçbir şey ortaya koyamıyor. Benim varsayımım, sanat neden ya da anlam arayışından oluşuyor… Ve bu keskin gözlem yapmak anlamına geldiği gibi araştırılan konu hakkında mümkün olduğunca fazla bilgi sahibi olmayı gerektiriyor.

Paul Cézanne, "Self-Portrait with Beret," (1899-1900)

Paul Cézanne, “Self-Portrait with Beret,” (1899-1900)

Yaş ve tecrübe, deneysel ileri yaştaki ustaların yeniliklerinin yaşam kaynağını

Cezanne ve Darwin büyük deneysel yenilikçiler olarak en büyük katkılarını hayatlarının ileri yıllarında yaptılar. Sanat bilimcisi Meyer Shapiro Cezanne’nın en muhteşem gelişme dönemimin 1890 yılından öldüğü 1906 yılına kadar olan süre olduğunu deklare etti. On yıllarca süren araştırma sonrasında, Darwin Türlerin Kökeni kitabını- muhtemelen yazılmış en büyük bilimsel kitap- 50 yaşında yazdı. Bilim adamı Antonello La Vergata “Günümüzde Darwin’in öğrencileri Darwin’in teorisinin keşfedilmediği ama yapılandırıldığı konusunda genellikle hemfikirdir ve bu yaratıcı bir sistemin evriminin bir sonucudur: Darwin’in zihni.”

Büyük deneysel yenilikçiler, her alanda, sadece engin bilgi depolamıyorlar – Darwin’in ifadesiyle “araştırdıkları konuda mümkün olduğunca fazla bilgi”- ama aynı zamanda bunları özgün bir katkıya dönüştürebilecek teknik araçları da biliyorlar – Cezanne’nın ifadesiyle “bu bilgiyi ifade etme yöntemlerinin bilgisi”ne de sahipler. Bu büyük bilgi birikimi ve teknik yöntemlerin yapımı Cezanne’nın söylediği gibi “sadece uzun yıllar alan tecrübe birikimiyle elde edilebiliyor” ve bu büyük sonuçların kariyerin ileriki dönemlerinde ortaya çıkacağı anlamına geliyor.

Yaşın bir yaratıcılık kaynağı olduğunu göz ardı ederek; Lehman, Simonton ve birçok başka psikolog bütün yerine yaratıcılığın sadece bir kısmını ele almakla suçluydular. İleri yaş ve tecrübe belki kavramsal genç dahilerin yaratıcılığı için ölümcül olsa da bu unsurlar deneysel ileri yaştaki ustaların yeniliklerinin yaşam kaynağını oluşturuyor.

Louise Bourgeois

Louise Bourgeois

Bu tahlil Cezanne, Darwin ve diğer başarılı deneysel yenilikçileri şaşırtmayacaktır. Bunların arasında büyük deneysel heykeltıraş olan Louise Bourgeois’ın ifade ettiği gibi “Ben bir uzun mesafe koşucusuyum. Yaptığım şeyi üretmem yıllar, yıllar ve yıllarımı alıyor.” Bourgeois baş yapıtını 80 yaşından sonra yaptı. 84 yaşında verdiği röportajda son çalışmasını kariyerinin başında yapıp yapamayacağı sorulduğunda, cevabı “Kesinlikle hayır” oldu. Bunun nedenini ise “O yaşlarda yeterince sofistike değildim” olarak açıkladı.


Kaynak:
http://www.huffingtonpost.com/david-galenson/old-age-and-creativity-in_b_2272877.html
http://criolloglam.com/wp-content/uploads/2013/02/picasso7.jpg

Yorum Yazın

1 Yorum