Güçlü Zihin İlham Kütüphanesi

Tam anlamıyla huzur ve mutlak mutluluk için…

111happiness
Şebnem Dural

Şu an tam anlamıyla huzur ve mutlak mutluluk için ihtiyacınız olan her şeye sahipsiniz. – Wayne W. Dyer

Doğduğumuzdan itibaren, bize verilen bu değerli hayatta ayakta kalmaya çalışıyoruz. Bazı günler sendeliyoruz ve bazen sendeleyerek görüş alanımızda olan cisme (umut) tutunmayı ve bazen de sadece destek almayı öğreniyoruz. Nasıl bebekken ilk olarak emeklemeyi, sonralarında da vücudumuzu taşımayı ve dolayısıyla ayağa kaldırmayı öğreniyorsak, hayatta dimdik durmayı da aynı şekilde öğreniyoruz. “Cisimlerin” yani umudun farkında olmayı bıraktığımızda, ayağa kalkmayı bir kere düştük diye korkup kaçtığımızda, ne olursa olsun biri bana elini uzatır ve onların yardımıyla kalkarım dediğimizde ya da hassas ruh halimizde üzerinde durduğumuz zeminin daha güvenli olduğunu hissettiğimizde hayat savaşını o an kaybetmiş oluyoruz.

Ben hep şuna inanırım: Hayatta her şey bir tercih. Ya soldaki yolu ya da sağdakini seçebiliyoruz. Bazı yollar diğerlerinden daha uzun; ancak yine de tüm yollar bizi gelişime doğru itiyor. Bu makaleyi okurken o hayat yollarının ve tercihlerin sizi bu ana getirdiğini anlamınızı istiyorum: Benim bu makaleyi yazdığım ve sizin de okuduğunuz bu an. Bil Keane’in bir keresinde söylediği gibi “dün geçmiş, yarın gelecek ama bugün ise bir hediye. O nedenle bugüne hediye adı verilmiş. (present kelimesi İngilizcede hem bugün hem de hediye anlamlarına geliyor)”

Yola devam etmeye, büyümeye, başarmaya ve mutluluğu çevremizde aramak yerine kendi içimizde bulmaya karar verdiğimizde tam anlamıyla doyuma ulaşırız. Aradığımız iç huzur hepimizin içinde; mutlu bir hayat için ihtiyaç duyulan tohumlarla doğduk; yarattığımız o güzel hayat resminin içinde bereketli tohumlarımızın güzelce büyüyüp, açmalarını sağlamamız için her daim sulamamız gerekiyor.

Küçük ve önemsiz saydığımız ama gerçeğinde çok değerli olan gündelik anlarımıza değer vermek için savaşmalıyız ve onların varlığına önem vermeliyiz; çünkü hayatta küçük ödüllerin değerini fark etmek ve bunlar için minnettar olmak sonunda mutlu olmamızı ve başardıklarımızla, küçük veyahut büyük, tatmin olmamız gerektiğini bize öğretir. Bu konudan bahsediyorum çünkü bardağı boş değil de dolu görmenin bireysel yolculuğumda bana büyük katkısı olduğunu biliyorum.

Buna ek olarak, sadece kendimiz için değil, başkalarının hayatlarında da iyi yarınlar olması için çaba göstermeliyiz. Başkalarına yardım etmek ve kazanç elde etmek yerine ihtiyacı olan insanların fayda görmesi için az da olsa kendimizden bir şeyler vermek bize minnettarlığı öğretecektir.

İki tip insan vardır:

1) Başarıyı hedefleyenler

2) Üstün olmayı hedefleyenler

Başarıyı hedefleyenlerle üstün olmayı hedefleyenler arasındaki farkın ne olduğunu sorabilirsiniz.

Üstün olmayı hedefleyenler:

Gelişimleri sağlıksız olan kişiler, başkaları için çok az ya da hiç kaygı duymadan kişisel üstün olma duygusunun peşinden gider. Daha da fazlası başkalarına yardımcı olmayı önemser gibi görünseler de altta yatan motivasyonları özünde kişisel faydadır.

Başarıyı hedefleyenler:

Üstün olmayı hedefleyenlere tezatla, başarıyı hedefleyen kişiler psikolojik olarak sağlıklıdır ve tüm insanlığın başarısı için çalışırken kendi bireysel kimliklerini de kaybetmezler.

Eğer izin verirseniz size birkaç soru sormak istiyorum? Şu anda, siz kim olmayı tercih ediyorsunuz, üstün olmayı hedefleyen biri mi yoksa başarıyı hedefleyen biri mi? Dalgaları kucaklayan biri mi yoksa dalgalara karşı savaşan biri mi? Hayat bazen haşin, zorlularla dolu ve bazı günler affetmez olsa da çıktığınız bu renkli hayat yolculuğunda yaşama sımsıkı sarılan biri mi? Minnettar olduğunu gösteren, başkalarına yardım eli uzatan, her fırsatın kişisel gelişim için bir fırsat olduğunu gören ve kendi potansiyelini sonuna kadar geliştirmeyi çabalayan biri mi? Elimizde sadece bu anın olduğunu, her anın bir diğeriyle aynı olmadığını, şu yaşadığımız farklı anıların değerini bilen ve her noktanın bize birer hediye olarak benimsemenin önemini anlayan biri mi?

Yorum Yazın

1 Yorum