Güçlü Zihin İlham Kütüphanesi

Yaş, yeni bir dil öğrenmeye engel değil!

bigger bubbles

Londra Üniversitesi SOAS’ta diller başkanı olan Anil Biltoo’ya göre dil öğrenmek için hiçbir zaman geç değil. Hatta yeni bir dil öğrenmeye başlamak demansın belirtilerini geciktirebilir. Dil öğrenimi sosyalleşme, beyin egzersizi ve yeni bir kültürü keşfetmek anlamına geliyor. Peki siz neden şimdi başlamayasınız?

85 yaşındaki Ronald Williams, 70 yaşında aslında doğup büyüdüğü toprakların dili olan Galceyi öğrenmeye başladı. Kendisi, Güney Galler’de büyüyen ve eğitimini dili İngilizce olan okullarda öğrenim görmüş biri. 23 yaşından beri Birmingham yakınlarındaki Solihull’da yaşayıp çalışan Williams, emekli olduktan sonra kendi kökenine yeniden bağlanmak istediğini söylüyor: “Ben bir Galli’yim ve herkes kendi ulusal dilini konuşabilmeli.”

Williams, kendi kendine internetten Galce öğrenebilmenin yollarını araştırmaya başlamış. Fakat bulduğu alıştırmalar telaffuzuna yardımcı olmadığı için iki yıl önce “Galce’de Bir Şey Söyle” ders programıyla öğrenmeye başlamış. Burada kendisine eğitici videolar, ayda iki kere bir öğretmen eşliğinde dersler sunulmuş. Ayrıca bu program sayesinde Williams dil öğrenmek isteyen başka insanlar ile tanışıp onlar ile alıştırma yapma fırsatı bulmuş.Williams, ilerleyen yaşlarda dil öğreniminin destekçilerinden biri.

İnsanların genel bakış açısı; genç yaşta dil öğrenenlerin taklit etme ve hafızalarında tutabilme konusunda çok daha başarılı olduğu yönünde. Fakat Londra Üniversitesi SOAS’ta (Londra Üniversitesi SOAS’ta (Oryantal ve Afrika Çalışmaları Bölümü)  Diller Başkanı olan Anil Biltoo’ya göre ilerleyen yaşlarda yeni bir dil öğrenmenin önemli ölçüde yavaşladığını belirten herhangi bir kanıt bulunmuyor. Aksine Biltoo, başarılı bir şekilde dil öğrenmede en önemli faktörün motivasyon olduğu kanısında.

Williams: “Yeni bir dil öğrenmeye başlayacağım için çok heyecanlıydım. Fakat aynı zamanda gençken yapmadığım için de bir o kadar pişmanım. Bir aileniz olduğunda ve çalışmaya başladığınızda bunlara yoğunlaşmanız gerekiyor. Yeni bir dil öğrenmek ve yeni insanlarla tanışmak oldukça heyecan verici. Kabınızın dışına çıkmak çok güzel bir his ve devamı içinde sabırsızlanıyorum.”

Hafıza güçlendirici metot ile yabancı dil öğrenimi için tıkla

Yeni bir dil öğrenmek, ileri yaştaki insanların yalnızlık hakkındaki endişelerinin azalmasına yardımcı olabilir.. Williams şu şekilde konuşuyor: “Bir şeye ilginizin olması çok iyi hissettiriyor. Yalnızlık korkunç bir şey. Ağzımı açıp konuşmam için kapının çalmasını beklemek, birisinin gelmesine bağlı olmak gerçekten nefret edilesi bir duygu.”

Bu konuda Yan Christensen’in de paylaşmak istedikleri var. 77 yaşındaki emekli, Danimarkalı Christensen, 18 yaşından beri Birleşik Krallık’ta yaşıyor. 10 yıldır da Rusça öğreniyor. Rusça öğrenmeye başlama nedenini ise “gri hücrelerimin yeni bir amaca ihtiyacı vardı” olarak belirtiyor. Aynı zamanda Rus edebiyatına da ilgi duyuyor ve dilin kulakta bıraktığı tınıyı oldukça seviyor. Üniversitede, emekli ve yarı zamanlı çalışan emekliler için oluşturulan eğitim gruplarında dil bilgisini de geliştiriyor.

Yan Christensen: ” Farklı konularda derslere katılmak sosyalleşmek için çok iyi bir yol. Dışarı çıktığınızda başka insanlar ile birlikteyseniz bu kesinlikle yararlı bir şey. Diller, dünyaya olan bakış açınızı biraz daha genişletiyor.”

“Kesinlikle denemeye değer!”

Barbara Glasson’ı 57 yaşında Urduca öğrenmeye yönelten ise; başka kültürleri tanıma isteği olmuş. Urduca, Glasson’ın okulda yüzeysel olarak öğrendiği Fransızcadan sonra öğrendiği ilk dil.Bradford’da metodist bir papaz olan Glasson, nüfusunun büyük bir çoğunluğu Pakistan kökenli olan dinler arası projeler yönetiyor. Glasson, iki yıl önce, toplulukla etkileşime girebilmek ve Pakistan’a yaptığı ziyaretlerde daha kolay iletişim kurabilmek için Urduca öğrenmeye karar veriyor. Haftada bir kez Bradford Koleji’nde ders alarak bu dili öğreniyor.

Glasson dil için şunları söylüyor: “İngilizler için dillere yönelmemek olağan bir şey, nasıl olsa herkes İngilizce konuşuyor. Fakat ben farklı bir dilde iletişime geçmek için kararlıydım.Temel kuralları öğrenebilmem özellikle Pakistan ziyaretlerim esnasında benim için oldukça yararlı oldu. “

İlerleyen yaşlarda dil öğrenmenin zorlu tarafları da yok değil. Halihazırda İngilizce ve Almanca bilen Christen, yeni bir dil öğrenirken kelimelerin akılda kalması için çok tekrar yapmak gerektiğini ve bunun da işleri çok zorlaştırdığını belirtiyor. Williams da Galce kelimeleri aklında tutmanın 10 veya 15 sene öncesine göre biraz daha zorlaştığını söylüyor.

Yeni bir dil öğrenmek ileri yaş bireyler için her zaman kolay olmayabilir. Bir araştırma yaşla ilişkili bilişsel zekanın zayıflaması, öğrenmeyi yavaşlatabileceğini öne sürüyor. Hindistan’ın Haydarabad şehrindeki 648 Alzheimer hastasının medikal kayıtlarını inceleyen bir başka araştırma ise çift dil bilen insanlarda, tek dil bilenlere göre demans hastalığının ortaya çıkma süresinin 4-5 yıl kadar gecikmesinin mümkün olduğunu söylüyor. Bu durum Williams’ın gözünden kaçmıyor: “Eğer kullanmazsak kaybederiz.”

Glasson’ın yeni bir dil öğrenmekle ilgili düşüncelerini şöyle ifade ediyor:“Kesinlikle denemeye değer! Dil öğrenmek bana bunu öğretti. Urducayı asla ana dilim gibi akıcı konuşamayacağım veya birisiyle Urduca dilinde felsefi bir konuşma yapamayacağım fakat Urduca öğrenmemle birlikte insanlarla farklı bir bağ kurabiliyorum. Bu yüzden kesinlikle öğrenmeye değer.


Kaynak:
http://www.theguardian.com/education/2015/mar/18/learning-a-language-in-later-life-are-you-ever-too-old

Yorum Yazın