İlham Kütüphanesi

Yazmak için geç olmadığını gösteren 5 neden

write-a-novel

Yazmak yaşanmışlıkları anlamlandırmak, geçmişle barışmak, ifade etme ihtiyacını gidermek için çok kıymetli bir araç. Aslında yaş alarak tüm tecrübelerimizi bilgeliğe dönüştürüyoruz. Bu durum orta ve ileri yaşların yazı yazmak için çok uygun yaşlar olduğunu gösteriyor. Ne yazık ki orta ve ileri yaş bireyler yazmak için geç kaldıklarını düşünebiliyor . Siz de yazmaya başlamak için çok geciktiğinizi düşünenlerdenseniz yazımız sizi yakından ilgilendiriyor.

Genelde yazım konferanslarına katıldığımzda sıklıkla konusu açılan bir konu olur. Bu konunun üzgün bir şekilde açıldığını da duydum, umut ve pişmanlıkla açıldığını da. Benim kulağıma fısıldanarak söylendiği de oldu, herkes ile sesli bir şekilde paylaşıldığı da. Gülünerek konuşulduğu da oldu, göz devirilerek de.

“Her zaman bir roman yazmak istemişimdir- ancak sanırım artık çok geç.”

Benim tavsiyem mi? Hemen başlayın! Şu andan daha iyi bir zaman olamaz!

Bu teşvik genelde bir gülüş ve omuz silkme ile karşılanır. Bazı insanların ne düşündüğünü tahmin edebiliyorum: “Söylemesi kolay tabii.”

Kesinlikle, söylemesi gerçekten kolay ancak bu söz, bu yolu seçerek -bir kaç sapma olsa da- ciddi bir şekilde yazmaya başlayan birinden geliyor. Üniversitede İngiliz Dili ve Edebiyatı okudum ve hikayeler yazmak gibi bir hayalim vardı. Ancak bunun yerine daha mantıklı bir yol seçtim ve yüksek lisansımı gazetecilik üzerine yaptım.

Televizyon haberlerinde geçirdiğim altı yılda yeni hikayeler peşinde koştum, röportaj yapmayı, düzenlemeyi ve verilen süreler içerisinde yazmayı öğrendim. Fakat altı yıl boyunca sabah 2 – 10 saatleri arasında zorlu bir şekilde çalıştıktan sonra o zamanlar üç yaşında olan oğlumun da etkisi ile çok daha normal bir kariyer olarak düşündüğüm ilaç satışı işine girebilmek için mikrofonumu kapadım.

Tam da ikinci oğlum doğmuştu ve dört aylık doğum iznim vardı. Yazmak konusunu da ciddiye almaya başlamıştım. Sonrasında ilk kitabımı bazen yemek masasında bazen evin en sessiz ve sakin yeri olan giyinme odasında yazıyordum. İşte o zaman 80.000 kelimeyi çıkarabilmek için uğraşırken keşke bunu on yıl önce yapsaymışım dedim kendi kendime.

Ancak daha sonra, ileri yaşlarda ortaya çıkmış başarı hikayelerini düşündüm:

Frank McCourt, ‘Angela’nın külleri’ (Angela’s Ashes) kitabını 66 yaşındayken yayımlamıştı.

Bram Stoker, ‘Dracula’ kitabını 50 yaşındayken yayımlamıştı.

Helen Hooven Santmyer’in ‘Ve Kadınların Kulübü’ (And Ladies of the Club) kitabını bitirebilmesi tam elli yılını almıştı ve seksen yaşının üzerindeyken bir bakım evinde kitabını bitirmişti.

Paul Torday’in ilk kitabı olan ‘Yemen’de Somon Avı’ (Salmon Fishing in the Yemen) kendisi 59 yaşındayken yayımlanmıştı ve daha sonrasında ise sinema ekranına taşınmıştı.

Ve yazar olmaya can atan kişiler olarak hepimizin iki seçeneği bulunuyor: Hayal kurmaya devam etmek veya yazmaya başlamak. Ben ikincisini seçtim. Sizin de ikincisini seçmeniz gerektiğini gösterecek beş neden ise şu şekilde:

1) Bir hayat dolusu tecrübeye sahip olmak demek yazdığınızda kullanabileceğiniz bir çok değerli fikre ve kaynağa sahip olmak demektir.

2) Yazarlık asla ustalaşılacak bir şey değildir. O yüzden bu zorlu işin tadını çıkarmaya bakın.

3) İyi bir şarap gibi, karışık hikayelerin de uzun bir fermantasyon sürecine ihtiyaç duyduğunu unutmayın.

4) Eğer deneyerek ve yaparak öğrenmeyi seviyorsanız, o halde kaleminizin esas seviyesine ulaşabilmesi biraz zaman alacaktır. Pes etmeyin.

5) Deneysel sanatçılar ve yazarlar yeteneklerini uzun bir kariyer sonucu inşa ediyorlar, yani işlerini uzun bir süreçte geliştiriyorlar.

Belirtmek istediğim şeyi bir sonuca bağlamak gerekirse, Mark Twain’in ‘Huckleberry Finn’in Maceraları’ (Adventures of Huckleberry Finn) kitabını 49 yaşında yayımladığını ve Daniel Defoe’nin ‘Robinson Crusoe’ kitabını 58 yaşında yazdığını unutmayın.

O yüzden daha neyi bekliyorsunuz? Yazmaya başlama zamanınız geldi!


Kaynak:
writerswin.com/5-reasons-its-not-too-late-to-write-a-novel/

Yorum Yazın